Kovid19 Riski

McKayaMcKaya 2,633 İstanbul

Korona virüsü konusunda çok fazla bilgi var etrafta. Herkes ne yapacağını biliyordur. Ancak özellikle Anti-TNF kullanan arkadaşların bağışıklıkları baskılandığı için ekstra risk altında olduklarını söylemek gerek.

Kendinize dikkat edin. Risk almayın.

«1

Yorumlar

  • TNF kullaniyorum fakat risk hakkinda bir bilgi yok acaba rapor ya da ilac durdurma gibi bir uygulama var mi hastanalerde henuz gidemedim bilgi var mi ?

  • McKayaMcKaya Yükleniyor... 2,633 İstanbul

    Türkçe kaynaklarda bir bilgi yok. Yabancı yayınlarda Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerin hastalığa yakalanma riskinin daha yüksek olduğu söyleniyor ancak tedavinizi kesmeyin deniliyor. Sadece Humira, Simponi, Enbrel vs. değil kortizon kullananların da risk altında olduğu söyleniyor.

    İşin ilginç yanı; bu ilaçlar hastalığa yakalanma riskini artırırken hastalığa yakalandıktan sonraki tedavide de bu ilaçlar en etkili sonucu veriyor.

    Aslında Erzurum Teknik Üniversitesi, Fen Fakültesi, Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü'nden Büşra YÜCE ve Arzu GÖRMEZ 2018 yılında Corona virüs ile ilgili kapsamlı bir çalışma yapmış ve yayınlamışlar. SARS-Corona Virüsüne Genel Bakış başlıklı makalede alınması gereken önlemleri de tek tek yazmışlar.

    Sars-Cov'un Önlenmesi Ve Kontrolü

    SARS-CoV, viral etmene karşı genel popülasyonda koruyucu bağışıklığın yanında etkin antiviraller veya aşıların bulunmaması nedeniyle, fiziksel olarak oldukça istikrarlı bir virüs konumundadır. SARS'a karşı enfeksiyonların kontrolü ne yazık ki özellikle kişiden kişiye bulaşmayı önleyememe gibi nedenlerden dolayı günümüzde mümkün olamamaktadır. Enfeksiyonun önlenmesinde karantina önlemleri oldukça önemlidir (Cheng ve ark., 2007). Şüpheli vakaların uluslararası sınır ve hava limanlarında taranması yaygın olarak salgın sırasında yapılmış olsa da sürekliliği olmadığından tek başına bir önlem olarak yetersiz görülmektedir. Özellikle laboratuvar enfeksiyonlarını önlemek için SARS-CoV’u ile çalışan tüm laboratuvarların, biyogüvenlik seviyesi 3 olmalı ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO: World Health Organization) tarafından belirlenen standartlara kesinlikle uymalıdır (Cheng ve ark., 2007).

    WHO tarafından SARS-COV' un önlenmesi için yapılması gerekenler;

    1. Hastalığın oluşmasını önlemek için, eller düzenli olarak dezenfektan veya alkol bazlı sterilizasyon solüsyonu ve ılık suyla temizlenmeli,

    2. SARS hastasıyla aynı ortamda bulunulması durumunda, burun ve ağzı kapatmak için cerrahi maske kullanılmalı,

    3. Enfekte olmuş bir kişinin vücut sıvıları veya dışkıları ile teması sonucu tek kullanımlık eldivenler kullanılmalı,

    4. SARS hastası olan kişilerin kişisel eşyaları kullanılmamalı,

    5. Şüpheli tüm vakalar bağımsız havalandırmalı odalarda izole edilmeli,

    6. Personel koruyucu ekipman giyinmeli,

    7. Bir hastanın diğer sağlık kuruluşlarına taşınması durumunda hastalar için gerekli tedbirler alınmalı,

    8. Hasta tamamen iyileşse bile tüm enfeksiyon kontrol önlemleri en az on gün takip edilip hastalığın semptomlarının görülüp görülemediğine bakılmalıdır (Kuru ve Asrat, 2004). SARS tedavisinde çeşitli aşı türleri üzerinde hala çalışılmakta olup, bu aşıların insanlarda test edilmesi için onaylanma sürecinin tamamlanması gerekmektedir (Al-Hazmi, 2016, Anonymous, 2018a). 7.

    Sonuç

    SARS-COV'un tüm genomu dizilenmiş olduğundan hızlı ve doğru tanı araçları ve yöntemlerinin geliştirilmesi mümkün olabilmiştir. Özellikle viral proteinlerin tespiti neticesinde etmen çok daha hızlı bir şekilde tanılanabilmektedir. Genomu bilinmesine rağmen virüsün fiziksel stabilitesi ve bulaşabilirliğinin moleküler temelleri, insanlardaki hastalık patogenezinin moleküler ve immünolojik temelleri, erken veya kriptik SARS vakaları için tarama testleri, enfeksiyon kontrol prosedürleri gibi pek çok noktada hala boşluklar bulunmaktadır (Cheng ve ark., 2007). Virüs ile ilgili bildiklerimiz varsa da etmenin bulaşma yolları, etkili bir tedavi yöntemi ve aşılama çalışmalarının hızlandırılması büyük önem arz etmektedir. Bununla birlikte, söz konusu viral enfeksiyonların tedavisi için spesifik ilaçlar ve aşılar için hala araştırmalar devam etmektedir. Her ne kadar son yıllarda virüs enfeksiyonu gözlenmese de doğada varlığı ciddi bir risk olarak görülen veya hayvanlardan/laboratuvarlardan bulaşabilen SARS ve diğer yeni virüslerin tekrar ortaya çıkma ihtimali ve bu nedenle hazırlık ihtiyacı asla göz ardı edilmemelidir (Cheng ve ark., 2007). Bu amaçla, derlenen bu çalışma da virüs salgınlarının yeniden oluşabileceği göz önüne alınarak özellikle profilaktik tedbirlerle aşılar veya tedavi amaçlı spesifik ilaçlar ile ilgili çalışmaların ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekilmesi amaçlanmaktadır.

    Makalenin tamamı linktedir.

  • tUtKuNtUtKuN 1,202 Yurtdışı

    Naçizane tavsiyem bağışıklık baskılayıcı ilaçları kullanan arkadaşların bir süre ara vermeleri, bir kaç ay kullanmamakla AS açısından çok büyük bir şey değişmez ancak hayatınızı tehdit eden bir duruma karşı önlem almış olursunuz...

    (1) emos
  • Kullananlar ilaçlarını bıraktı mı? Bu konudaki son görüşünüz nedir arkadaşlar? Türkiye Romatoloji derneği risk grubundasınız ama ilacınızı bırakmayın diyor. Açıklama ekte. Ben şahsen çok ağrılı bir dönemde olmadığım için bıraktım.


  • Bende biyolojik ajan verxant kullanıyorum.ayrica hipertansiyonun var .ve SAĞLIKCIYIM.BU SÜREÇTE IDARI IZIN KULLANABILIYORMUYUM.

  • Kardeşim bağışıklık sistemimiz düşük humira kullanıyorum ama kimse bir bilgi vermiyor hala kalabalık ortamda çalışıyoruz servislerle gidip geliyoruz maske var ama hala şüphe duyuyoruz birileri kesin bir açıklama yapsın

  • McKayaMcKaya Yükleniyor... 2,633 İstanbul

    Son genelge ile bağışıklık baskılayıcı ilaç kullananların sokağa çıkması yasaklanmıştır.

    (1) emos
  • Mrb hayırlı geceler. Ben humira iğne kullanıyorum ama son 2.5 aydır kullanmıyorum. İlaç raporum var kendisi uzamış banada sokağa çıkma yasak mı? As hastasıyım.

  • Humira iğne kullanıyorum bizede mı biraz acıklarmısınız konuyu daha detaylı size zahmet

  • Arkadaşlar hepimiz hastalığımızın ilerleyişini durdurmak için bağışıklığı bastıran ilaçlar kullanıyoruz ve yan etkilerini biliyoruz . Bu koronavirüs salgını süresince ne yapmalıyız bu ilaçlarlar bizi nasıl etkiler . Normalde Gribi bile zor yeniyoruz bu ilaçları kullanırken . Doktoruna başvuran tavsiye alan var mı ?

  • McKayaMcKaya Yükleniyor... 2,633 İstanbul

    65 yaş ve üzeri ile bağışıklık sistemi düşük, ve kronik akciğer hastalığı, astım, KOAH, kalp/damar hastalığı, böbrek, hipertansiyon ve karaciğer hastalığı olanlar ile bağışıklık sistemini bozan ilaçları kullanan vatandaşlar 21 Mart saat 24.00’den sonra ikametlerinden dışarı çıkmaları, açık alanlarda, parklarda dolaşmaları ve toplu ulaşım araçları ile seyahat etmeleri sınırlandırılarak sokağa çıkmalarını yasaklandı.

    Bu ilaçları kullanan arkadaşlar ya ilaç kullanmayı bırakacak ya da yasak süresince sokağa çıkmayacaklardır. İşyerlerine bunu dilekçe ile bildiren arkadaşlar gerekirse 112, 155,156 nolu destek hattını arayarak yardım isteyebilirler. İşverenin itirazı halinde Valiliklere başvurabilirsiniz.

    Genelgenin tamamı ve açıklaması linktedir.

    https://www.icisleri.gov.tr/65-yas-ve-ustu-ile-kronik-rahatsizligi-olanlara-sokaga-cikma-yasagi-genelgesi

  • Evet aslında mantıklı olan ilaçı kesmek şu anda. Doktoruna hastaneye gidip soranlar var mı ?

  • monomono 5,443 Ankara

    TIBBIN ÇÖKÜŞÜ!

    Bu yaşananlar aslında, üretilen bir takım komplolardan, sarsılan ekonomilerden ziyade "Tıbbın çöküşüdür!"

    Tıp yıllarca insanları ilaçlara ve cihazlara bağımlı bıraktı, tedavi edemedi (ömür boyu tedavi olmaz) bu da BS 'ni iyice zayıflattı, hatta çoğu durumda da BS tamamen devre dışı kaldı. Onun yerini ilaçlar ve cihazlar aldı. Tıbbın olayı buydu. BS' ni aradan çekip, kontrolü kendi üstüne almaktır. Tabi bunun içinde mikropsuz, virüssüz, bakterisiz izole bir dünyaya ihtiyaç vardır. Dünya ise tam aksi bir yerdir.

    Bunlara ilaveten klasik temel beslenme de zararlı ilan edilerek, sözde sağlık diyetleride, BS geriletmede rol oynadı.

    Sonuç, milyonlar Tıbbı kurtarmak için, evlere hapsedilmiş durumdadır. Koca koca şehirler akıllara zarar şekilde dezenfekte edilmektedir. TV'ler buna kilitlenmiş, halklar da bilinçlendirilmektedir!

    Neyin bilinciyse bu, Tıp çöktü!

    Diğer yandan da dünya yeni bir düzene de geçiyor, bu geçişin bu kadar tuhaf olması, Tıbbın bu kadar darbe alması da enteresan olsada, belki bu vesileyle Tıp'ta yice sorgulanır.

    Bağışıklığı baskılamak bir tedavi şekli değildir, tedavisizliktir maalesef.

    (2) emos efe14
  • Ben sadece hap kullanıyorm iğne yok Doktoruma as tanısı için yazı almaya gittim dışarı çıkma dedi hastaneye de gelme dedi bana iğne kullan kullanma farketmiyor dedi bilginize

  • Bu hasta mart aylarında belirtilerin başlangıcıyla ilgili bir tweet atıyor. Daha sonrasında vefat ettiği öğreniliyor. Ülkemizde mart aylarında herhangi bir covid19 sebepli vefat haberi yayınlanmamıştı ama gerçek olabilme ihtimali de var. Hastanın özgeçmişinde fmf ve ankilozan spondilit hastalığı var.

  • nihattnihatt 15 Diyarbakır

    Arkadaşlar kendi kanaatimce bu ilaçları hepimizin bırakması yönündedir. Çünkü sonu görünmeyen ve kestirilemeyen riskler var ben dr konuştum kendilerinin bile net bir bilgisi yok ne olacak ne bitecek diye sadece varsayımlarla konuşabiliyoruz diyorlar. Çünkü karşımızdaki düşmanı tanımıyoruz diyorlar.

    Buda bizi seçim yapmaya itiyor bu sebepledir ki kimse bu ilaçları kullanmazsa hayati bir riskle karşılaşmaz ben kendim ara verdim bu şekilde doğru olduğuna düşünüyorum . Umarım bu beladan bir an önce kurtuluruz Allah herkese şifa versin. Herkese geçmiş olsun.

  • Arkadaslar merhaba haberlerde eski Amasya milletvekilinin yigeni covid19 teshisi ile vefat etmis haberin ayrintisinda hastanin romatizmal hastasi oldugunu soyledi


  • Merhaba

    Ben metotraksat kullaniyorum haftada 15 mg as icin 6 aydir . Romotoloji doktoruma sordum 1 ay kullanma dedi. Biraktim. Fakat bu bagisiklik baskilama durumu ilac biraktiktan sonra ne kadar devam eder bilginiz var mi acaba ?

  • REDDIT in ankilozan subredditlerinde doktorların verdiği tavsiyeler var, ilgilenenler gidip okuyabilirler, lütfen doktorunuza danışın, sadece kronik hastalığı olan ve her şeyi bildiğini sanan insanların tavsiyelerinden uzak durunuz, bütün hastalar birbirinden farklıdır. Cehalet ülkemizde ki en büyük hastalık malesef.

  • Merhaba arkadaşlar, Ben de 1 yıla yakındır Humira iğne kullanıyorum. Buradaki yazışmaları okuyunca doktoruma danıştım, şikayetleriniz az ise iğneye ara verebilirsiniz dedi. Ama lütfen siz de kendi doktorunuza danışarak yol alın. İğne yerine anti tnf bir ilaç alıp almayacağımı ayrıca sordum , yanıtını bekliyorum. Çok ağrıları olan bir AS hastası olmamakla beraber çok sık üveit atakları geçiriyordum, bu nedenle ve biraz da gözü korumak için iğnelere başlatmışlardı. Herkese sağlıklı günler.

  • Merhaba, 25 yaşımdayım henüz tedavinin çok başındayım ilk sorum Corona virüs bizim rahatsızlığımız açısından risk oluşturuyor mu ?

    2. Sorum 3 yıla yakın ağrı çekiyorum teşhis geçen yıl kondu. Bu süreçte aldığım tedavi ağrı olunca dolorex ve her gün egzersiz yapmak. Şu an için bunlar yeterli mi devlet Hastanesi'nde takipteyim.

  • McKayaMcKaya Yükleniyor... 2,633 İstanbul

    İngiliz Ankilozan Spondilit Derneği üyeleri için ayrıntılı bir rehber yayınladı.

    Kendinizi korumak için almanız gereken önlemlere karar vermenize yardımcı olacağını umduğumuz bir rehber hazırladık. Şu anda İngiliz Romatoloji Derneği'nin rehberliğine dayanan en iyi tavsiye budur, ancak çok yeni bir virüsle uğraştığımızı ve değişiklikler olabileceğini unutmayın.

    Herkesin evde kalması ve sadece yiyecek, sağlık nedenleri veya temel işler için dışarı çıkması gerektiğini unutmayın.

    SpA (AS) için aldığınız ilaçlar bağışıklık sisteminizi normalden daha fazla düşüren etkendir, ancak diğer durumlar, yaş ve kifoz dahil olmak üzere buna katkıda bulunabilecek başka faktörler de vardır.

    Düşük risk

    Hiç ilaç kullanmıyorsanız

    Steroid olmayan antienflamatuar ilaç kullanıyorsanız

    Sulfasalazin alıyorsanız

    Prednizolon gibi steroidler alıyorsanız, ancak şimdi durduysanız

    Öneriler

    Gerekli olmadıkça evde kalın ve dışarıda en az 2 metrelik sosyal mesafeyi koruyun ve eve döndükten sonra ellerinizi yıkayın.Siz veya ailenizin bir üyesi COVID19 belirtileri geliştirirse, kendi kendini izole etmeli, ve anti-enflamatuar ilaçlarınızı almayı bırakmalısınız

    Orta derecede risk

    Biyolojik bir ilaç (anti TNF ve IL 17A) ve / veya metotreksat alıyorsanız ve aşağıdakilerden biri değilseniz:

    70'in üzerinde

    Kalp krizi (miyokard enfarktüsü)

    Kronik kalp yetmezliği

    Hipertansiyon

    Kronik akciğer hastalığı

    Periferik vasküler hastalık (uzuvlarınızdaki tıkalı arterler)

    İnme (serebrovasküler olay) veya TIA (geçici iskemik atak)

    Bunaklık

    Vaskülit ve lupus gibi otoimmün bağ dokusu hastalıkları

    Peptik ülser hastalığı

    Kronik karaciğer hastalığı (kısa süreli kan testi anormallikleri değil)

    Şeker hastalığı

    Kronik böbrek hastalığı (diyalizde veya böbrek transplantasyonunda veya üzerinde düşünülmesi)

    Kanser

    AIDS (sadece HIV pozitif değil)

    Öneriler

    Sıkı sosyal mesafe - evinizden çıkmayın

    İlacınızı reçete edildiği gibi almaya devam edin

    COVID19 belirtileri geliştirirseniz, biyolojik ilacınızı veya metotreksatı almayı derhal bırakmalısınız.

    Evinizdeki bir kişi semptom geliştirirse, bir sonraki enjeksiyonunuzu yapmayın ve kendinizi mümkün olduğunca içeride tutun. Biyolojik durumunuza geri dönmeniz, semptom geliştirmenize veya asemptomatik kalmanıza, ancak evde aktif semptomları bulunmamasına bağlı olacaktır.

    Sulfasalazine almaya devam edebilirsiniz

    Yüksek risk

    Biyolojik ilaçlar veya metotreksat alıyorsanız ve aşağıdaki kategorilerden birine giriyorsanız:

    70'in üzerinde

    Kalp krizi (miyokard enfarktüsü)

    Kronik kalp yetmezliği

    Hipertansiyon

    Kronik akciğer hastalığı

    Periferik vasküler hastalık (uzuvlarınızdaki tıkalı arterler)

    İnme (serebrovasküler olay) veya TIA (geçici iskemik atak)

    bunaklık

    Vaskülit ve lupus gibi otoimmün bağ dokusu hastalıkları

    Peptik ülser hastalığı

    Kronik karaciğer hastalığı (kısa süreli kan testi anormallikleri değil)

    Şeker hastalığı

    Kronik böbrek hastalığı (diyalizde veya böbrek transplantasyonunda veya üzerinde düşünülmesi)

    Kanser

    AIDS (sadece HIV pozitif değil)

    Gebelik

    4 haftadan fazla prednizolon gibi steroid ilaç kullanıyorsanız

    Akciğer kapasitenizi etkileyen kifoz (omurganın eğriliği) varsa

    Öneriler

    Devletin tavsiyelerine göre kendini izole edin ve kendinizi koruyun

    Siz veya evinizdeki herhangi bir kişi COVID19 belirtileri geliştirirse, steroid ilacınızı almayı bırakmayın ve bunun yerine bir sağlık uzmanına başvurun.

    Siz veya evinizdeki herhangi bir kişi COVID19 belirtileri geliştirirse, hemen biyolojik ilacınızı veya DMARD'ı almayı bırakın ve bir sağlık uzmanına danışın

    (1) Mery
  • Emeginize saglik

  • monomono 5,443 Ankara

    Bu Covid19 belirtileri bir kaç yıldır zaten vardı, belkide test edilmediği içinde adı konmamıştı, bir kaç gün süren nezle/grip sonrası kuru öksürük kalıyordu, bu da insanı mahvediyordu.

    Son 2 sene bende yakalandım buna, ilkinde öksürük 1 aydan fazla sürdü, pekmezle biraz azaltamda tam geçmedi, geçen senede iki gün nezle ardından kuru öksürük başlayınca fark ettim ki burun hiç akmıyordu, aslında tıkalıda değildi ama kuru olduğu için akmıyordu.

    Kuru öksürüğü yapanda tamda buymuş, burun dışa akmıyor ama içe (geniz akıntısı) akıyordu, öksürüğü de bu akıntı sebep veriyormuş.

    Bunu fark edince sorunu çözdüm ve o gün öksürükten kurtuldum. Bu işin çaresi HAPŞIRMAK, ne kadar hapşurursanız burun o kadar açılıyor ve dışa akmaya başlıyor o zamanda öksürük kesiliyor.

    Hapşırmak için Tütün tozu kullanmıştım, mükemmel bir şey, 6-7 kere hapşırması garanti.

  • Dilek tahtalı son noktayı koydu maalesef. Bende ilaçı kesiyorum doktoruma danışmaya gerek olduğunu düşünmüyorum . Ne diyeceği belli . Ben tek yaşıyorum mecbur işime devam ediyorum e dışarı çıkıyorum . Dışarı çıkmadan taşıyabilecek olan eşi ailesi yanında olan alsın ilaçını . Allah yardımcımız olsun . Dr. tavsiyelerini paylaşalım lütfen

  • emosemos 1,306 Istanbul

    Arkadaşlar elimden geldiğince düşünüp ksfama takmamak istiyorum.zira beş gündür düşük dozlu bir sakinleştirici başladım yoksa ağlama krizleri panikler vs.bişeyler olmaya başlamıştı.

    Normalde bizlerde derin nefes alırken sırtta göğüsde ağrı yaşardık değilmi.günlerdir sanki nefes alırken zorlanıyorum.nefes tekniklerini yapmaya başladım dünden beri.

    Öksürük ateş yada başka hiç bir sıkıntım yok çok şükür ama bu göğüs kafesi sırt ağrısı beni korkutuyor.biz bunu zaten yaşıyorduk dimi.😔

  • Evet dedigin gibi bazen oluyor zaten bizde bu agri. Sadece simdi dikkat kesilince korkuyoruz bence de.

    (1) emos
  • emosemos 1,306 Istanbul

    .bildiğim bişey ama yinede birinden duymak iyi gelir .teşekkürler

  • monomono 5,443 Ankara

    Sırt göğüs ağrısına soğuk almakta sebep veriyor, havalar da müsait elbet, kalın giyin, kombiyi aç, bir iki posta terlemeyi dene.

    Klasik yöntemdir, işe yaramazsa, zararıda yoktur 😀

    (1) emos
  • emosemos 1,306 Istanbul

    Mono dediğin gibi kendimi sıcak tuttum bugun bütün gün ,birde arı zehiri kremimden sürdüm sanki biraz yumuşadı.Hayır bunu zaten hep yaşıyoruz aslında ama panik işte.aşağıdaki hikaye tamda benim gibi düşünenlere gelsin.Hayırlısıyla hep birlikte atlatalım şu günleri inşallah🤲🤲



    1950’li yıllarda bir İngiliz şilebi Portekiz’den aldığı Madura şaraplarını İskoçya’ya götürür. Demir attığı limanda yükünü boşalttıktan sonra, şilepte çalışan denizcilerden biri unutulan şarap kolisi kaldı mı diye denetlemek üzere soğuk hava deposuna girer. Onun içerde olduğunu fark etmeyen başka bir denizci ise, kapıyı dışardan kapatır. Soğuk hava deposunda mahsur kalan denizci, var gücüyle bağırır, çelik duvarları yumruklar, ama kimseye duyuramaz sesini. Çakısıyla içerden açmaya çalışır kapıyı, mümkün değildir. Boş şilep, yeni yükünü almak üzere Portekiz’e doğru yola çıkar.


    Mahsur denizci, depoda açlıktan ölmeyecek kadar yiyecek bulur. Ama deponun dondurucu soğuğuna fazla dayanamayacağının bilincindedir. Kapıyı açamayan çakısıyla, çelik duvarlara kendisini bekleyen ölüm sürecini yazmaya, daha doğrusu kazımaya başlar. Günbegün, adeta bilimsel bir titizlikle soğuğun vücuduna önce uyuşturucu sonra yavaş yavaş öldürücü etkilerini, el ve ayaklarının nasıl duyarsızlaştığını, donan burnunu ve buz gibi havanın dayanılmaz yakıcılığını anlatır.


    Şilep Lizbon’a demir attığında, soğuk hava deposunun kapısını açan kaptan, zavallı denizcinin cesediyle karşılaşır. Duvarlara kazıdığı acılı sonunu okur ve.. kendisi de hayretten dona kalır.


    Çünkü soğuk hava deposunun derecesi 19’dur. İskoçya’ya götürdükleri Madura şarapları 18 derecede taşınmayı gerektirmiş, şilep yükünü boşalttıktan sonra soğutma sistemi zaten kapatılmış olup, kendi haline bırakılan deponun sıcaklığı bir derece de yükselmiştir.


    Yani biçare denizci donarak ölmemiş, donduğunu sandığı (ya da donacağına inandığı) için ölmüştür.

    (Kaynak: Bernard Werber, ‘İzafi ve Mutlak Bilgi Ansiklopedisi’)


    ***

    Paniğin bağışıklık sistemini % 50 zayıflatan bir etkisi vardır. Ve zihnimiz bize inanılmaz oyunlar oynayabilir. Korku çoğu zaman iyidir, sizi hayatta tutar. Lakin panik her zaman kötü sonuçlar verir. İnsanın boş kaldığı, amaçsız hissettiği anlar ise zihnine en kolay yenildiği anlardır.


    Sürekli sıkıldığınızı düşünmek, haberleri takip ederek olası felaket senaryolarına kafa yormak, sosyal medyadaki komplo teorileri ve asılsız haberler ile paranoyada level atlamak yerine zihninizi oyalacak işler ile meşgul olmayı deneyin.

Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .

Bugün doğanlar

korkmaztuba feryal taner40 floramolloy nisanlalesi filibus