Tiroid nodülüne dere otu etkisi

monomono 5,361 Ankara
kategorisi Haberler
Doç. Dr. Ahmet Dağ, tiroid hastalığının normalde 10 kişiden birinde nodüllü olduğunu ifade ederek, "Tiroid hastalığından korunmak için diyet önemli. Özellikle tiroid nodülü olanlara dere otunu çok öneriyoruz. Bazı hastalarda nodüllerin küçüldüğünü gördük. Tiroid bezlerinin iltihaplanmasına yani haşimatosu olanlara selenyum çok faydalı olduğu için badem, ceviz gibi yiyecekleri bol tüketmesini öneriyoruz" dedi.



Mersin Üniversitesi (MEÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet Dağ, tiroid hastalıklarının toplumda beklenenden artık çok fazla görüldüğünü söyledi.

Normalde 10 kişiden birinde tiroid nodülü çıkma ihtimali olduğunu belirten Dağ, "Bu ancak bilinenden çok fazla. Bizim yaptığımız incelemelerde yüzde 50 yüzde 60’lara varan nodül öyküsü var. Tiroid hastalığı nodüllü olabilir, nodülsüz zehirli guatr olabiliyor ya da tiroit iltihabı yani haşimato şeklinde olabiliyor. Haşimato hastalığı dediğimiz hastalık, normal vücudu koruyan antikorlar tiroid dokusunu tanımıyor ve oraya saldırıyor. Bir süre sonra tiroid hastalandığı için hormon üretememeye başlıyor. Sıkıntı nodüle neden olabiliyor ya da düşük ihtimal ama kanserleşme riski oluyor" şeklinde konuştu.

"Tiroid nodülü kanser açısından çok daha fazla riskli olabiliyor"
Bir tiroid nodülünün kanser açısından çok daha fazla riskli olabildiğinin altını çizen Dağ, "Toplumun yüzde 10’unda görülme riski varken, bunların hepsinin kanser çıkma riski oluyor. O yüzden mutlaka nodülü olan bir hastada biyopsi şart. İğne biyopsisi dediğimiz ince bir iğneyle yapılan bir biyopsi. Halk arasında yanlış bilinen bir şey var. İşte bıçak deyince kötüleşir diye. Oysa biyopsi dünyanın yaptığı bir şey. Ancak öyle adı konulur. Burada ortaya koymaya çalıştığımız şey o nodüldeki kanser riski. Kanser riski düşükse, iyi huylu olduğunu ispat etmişsek nodülü takip edebiliyoruz. Eğer yüksek ise ve şüpheliyle cerrahi gerekebilir. Her nodül ameliyat demek değil ama her nodül riskli gözüküyorsa ultrasonda biyopsi yapmak lazım. Yine halk arasında yanlış bilinen bir konu da, benim kan tahlilime bakıldı, tiroid hastalığım yokmuş deniliyor. Bu yanlış. Çünkü ultrason yapmadan tiroidde nodül var mı yok mu bilmek mümkün değil. Toplumda çok fazla olduğu için mutlaka ultrason yapmak lazım. Nodül çıkınca da biyopsi yapmak lazım" ifadelerini kullandı.

"Tiroid nodülü olanlara dere otu öneriyoruz"
Tiroid hastalığı ameliyatlarının eskisi gibi korkulur bir ameliyat olmadığını vurgulayan Dağ, "Artık anestezi çok ilerledi, masada kalma diye bir şey yok. İkincisi ses kısıklığı sorunuydu. Bunun içinde özel alet kullanıyoruz. Bu sayede ses tellerinin yaralanma riskini yüzde 1’lerden aşağı düştü. Kolay kolay ses kısıklığı olmuyor. Hastalar 1 gece yatıyor ve normal hayatına dönüyor. Diyet önerileri çok önemli. Özellikle tiroid nodülü olanlara dere otunu çok öneriyoruz. Nodüllerde küçülme yaptığı gördüğümüz hastalar var. Tam tersi haşimato ve nodülü olanlara lahana, turp, karnabahar, brokoli gibi yiyecekleri tüketmemesini söylüyoruz. Haşimatosu olanlara yine selenyum çok faydalı, o yüzden badem, ceviz bunları bol tüketmesini öneriyoruz" dedi.

"Karadeniz bölgesi ciddi derecede riskli"
Bu hastalıktan korunmak için tam bir yöntem olmadığını dile getiren Dağ, sözlerini şöyle tamamladı:
"Nodül çok bağımsız. Genetik yapı çok önemli. Yediğimiz, içtiğimiz her şeyde hormon var. Bizim bölgemiz özellikle Çukurova Bölgesi’nde troid hastalığını çok fazla görüyoruz. Özellikle kanser vakaları da fazla. Radyasyona maruz kalma, Çernobil’den dolayı Karadeniz bölgesi ciddi derecede riskli. Yine radyasyon ünitelerinde çalışan kişilerde, radyoloji ünitelerinde çalışan kişilerde bu oranlar yükseliyor, bunları net gözlemliyoruz. Önüne geçmek belki zor ama olduğunda korkmaya gerek yok. Tiroid kanseri belki de vücudun en iyi kanseri ve çok rahat mücadele ettiğimiz kanser türlerinden. Ameliyat ediyorsunuz, en fazla bir atom tedavisi alıp, kurtuluyor. Geç kalınmasa hiç değilse ölümcül seyretmiyor. Bazen çok hızlı ilerliyor ve belki o zaman hastayı kaybedebiliriz. O da yüzde 1 civarında. Yüzde 99 hasta ameliyatla kurtuluyor."

cnnturk
Etiketlendi:

Yorumlar

  • MeryMery 233 Osmaniye
    Bi tanesin @mono abi :alkis: Tiroid hastası olarak çok teşekkürler. Ben iki yıldır hem takip hemde düzenli olarak biyopsi yaptırıyorum. Bu yıl radyoloji bölümün de ilk defa yapılacak. Daha önce ulturasnografi bölümünde yapıldı. Patalojik bulgular çok şükür temiz. Biyopsi olduktan sonra en az on gün konuşamıyoruma agrıdan dolayı yutkunmada da sıkıntı yaşıyorum. Velhasıl ben korkuyorum. o da yetmiyor dişim kırılıyor. Sonra ne mi oluyor hassasiyetlik üzerine kurulu hayatım olduğunu bi de diş doktorumdan duyuyorum. Genetik ne varsa bende toplanmış MAŞALLAH bana.  :saygı:
  • monomono Yükleniyor... 5,361 Ankara
    Rica ederim @Mery aslında bu hastalıkları çok bilmiyorum ama forumda  troid haşimato gibi yazılar çıktıkçada akla geliyor, böyle bir haberede denk gelince yayınlıyoruz. Umarım işine yarayacak satırlarda içeriyordur. 
    Görünen o ki biyopsi denen şeyle ne kadar barışık olursan o kadar iyi olacak, zira bu hastalıklarda şartmış.
    Geçmiş olsun.
    (1) Mery
  • MeryMery 233 Osmaniye
    Teşekkürler @mono abi inşallah biyopsi ile bende barışık olmayı ve sakin olmayı başarırım. Yaşam tarzim oldu ne de olsa artık. Sevgiyle kal abim  :omm:
    (1) mono
  • MeryMery 233 Osmaniye
      Geçen yıl bi kaç kez yapılan biyopsiden sonra bilinç altına yerleşen endişe korku isimini duyduğum anda ağlamaklı olurken.
     Şimdiler de hocam biyopsi ile devam edebiliriz ne gerek var şimdi nükleer tıp bölümüne :wacko:  dediğimde bana baka kalan doktorum var.  
     Nodüler tiroid hastasıyım  tamam da mantar gibi çoğalma durumu yetmezmiş gibi bide aralarından bi tanesinin annelik modelini seçmesi :yumruk:  sebebi; AS, beslenme, genetik ve stres kısacası her şey olabiliyormuş. Aile geçmişi yine önemli kısa bi araştırma sonucu geçmiş yıllar da aile de tedavi olan da var ameliyat olan da.
    İlaçla tedavi başlamadı. Ama ben sevdiğim insanların  bitkisel tedavi önerilerine uymaya çalıştım. O da olmadı sabah ve akşam ezanı bi tatlı kaşığı zencefil  kullandım. Üçüncü gün tansiyon altı dört içimde sanki kalorifer ömrü hayatım da böyle ısınma görmedim desem yalan olmaz. Bir ay hiç üşümedim.
    Anladığım kadarı ile organların beyni gibi tiroid. Belirsizlik daha kötüymüş. Onun için tedavi yöntemleri ile barışık olmak şart.  Korkularla yüzleşirken  güzel sonuçlarla da karşılaşıyor insan.  
     
     


  • MeryMery 233 Osmaniye
     Her şey yolunda gitti için şanslı olduğumu düşünmüştüm. Güzel haberler duymak vermek istemiştim.
     Yapılan 10mCi 99mm Tc-Perteknetatla çekilen tiroid sintigrafisi ile sonuç beklenilenin aksi oldu. Artık hiperaktif nodülüm de var. 

      Aramızda hiperaktif  nodül tedavisi gören var mı? Tedavi aşamasında neye dikkat etmem gerekiyor. Ne yapmalıyım bilmiyorum. Yardımcı olursanız sevinirim. :saygı:  
     Bu arada doktorum on beş gün sonra çıkacak olan kan sonuçlarına ve olacağım ulturosnografi ye göre  de ameliyat olamam gerekebileceğini yoksa ileri de sıkıntı yaşayacağımı söyledi. 



    (1) mono
Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .

Bugün doğanlar

sevgi1957 ismail543 sefauyanik