Şamanik tedavi, Tütün ve Korku

2

Yorumlar

  • efe14efe14 263 Bolu
    @mono dedi...


    Valla güzel fikir neden olmasın, hele biraz bir düzeleyimde bakalım, yakalım gitsin herşeyi. :wacko:
    Patron; Romayı da yakmayız değil mi?  Amaaan o nu da yakalım gitsin. Varsın Romalılar düşünsün. :alkis:
  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    @mono dedi...
    mono bey bizi teker teker siteden atacak yakinda , ondan korkuyorum.yine farkli bir konunun altinda konuyu saptirmis gibi gorunuyoruz   :)  Ozur dileyerek gidiyorum   :)
    Eheh, mono beyde buncağıza bir şey demez :))
    @efe14 dedi...

    Patron; Romayı da yakmayız değil mi? Amaaan o nu da yakalım gitsin. Varsın Romalılar düşünsün. :alkis:
    Yani değil mi, onlar düşünsün, bizim sorunumuz değil o :silly:
  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    @mono dedi...
    Biride Yeni Mahallede ANKAROMA diye bayağı modern bir yer.
    http://ankaroma.com/
    Yenimahalle bana daha yakın oraya gideceğim bakalım, şu Sauna olayı nasılmış bir test edeyim, kuru veya buhar bakalım hangisi bana uygun olacak bakalım bakalım.
    Bugün gittim buraya, tesis fena değil adamlar yapmış, her yer pırıl pırıldı.

    Sauna olayı iyiymiş lakin termometre doğru ise 70-73 derece sıcaklık o nedir öyle yav, içeride 2dk. duramıyorsun, o derece sıcaklık oluyor.  :whistle:
    Zaten saunanın kapısını açınca yüzüne bir sıcaklık çarpıyor ki sormayın, gitsin.
    Buhar saunada göz gözü görmediği gibi, havada almak zor, o yüzden kuru sauna bana daha iyi geldi, 5-6 kere girdim çıktım ona, şimdilik yeterli.

    Neyse siftahı yaptık bakalım, ben bu olay daha sık yapacağım, yapmaya çalışacağım, zira hamamdan gelipte evde 2 saat uyumuşum, pambık gibi olmuşum ki sanırım buna ihtiyacım varmış.  ^-^

    Tabi yarın gene beton gibi olurum orasıda ayrı  :))

     
  • McKayaMcKaya 2,345 İstanbul
    Şifa olsun.

    Ama öyle 5-6 kere girmek biraz fazla. Bir kere gidip 10 dakika kalsan yeter. Ben de ilk kez gittiğimde öğrenmiştim bunu.

    Gaza gelip girdim. Sıcaklık 85 derece. Güya terleyip toksinleri atacağız. 5 dakika oldu ben de ter filan yok. 10 dakika oldu aynı. Benimle giren herkes çıkıp gitti. Yarım saat sonra iki görevli içeriye girip beni tuttukları gibi dışarı attılar. "Yarım saat kalınır mı kardeşim. Ölüp başımıza bela olacaksın" diyerek.

    Bir de böyle bir şey var işte sıcakta içeriden yanıyor ama terlemiyorum. :wink:
  • emosemos 1,087 Istanbul
    Şifa olsun mono bey.
    bende sauna kulkanimi icin şoyle bir bilgi vermek istiyorum.bildigim kadariyla saunadan sonra mutlaka soguk duş alinmali.zira vucut ısisini dengelemek gerekiyor.ama bizim gibilere neolur bilemem.pambık gibi olan vucut sanirim o an betonlasir.bunu bir sonraki seansinizda deneyip bilgi olarak aktarabilirsiniz isterseniz.:) sadece ogrenmek icin :))))
    Iste ondan sonrada beni burdan atabilirsiniz :)))
  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    Eyvallah arkadaşlar sağ olasınız.

    Abi sen normalde de terlemiyorsun galiba, ya da vücudun da su yok, :)) hakikaten saunada yarım saat kalmak büyük iş, ben asla duramam.
    Ama benim normalde de terleme sorunum yok, bir dışarı çıkıp geleyim, ter su içinde kalırım, atlet matlet hep değiştiririm, o derece terlerim. Sadece yazın değil, kışında böyle olur genelde.

    Abi sana hamamda güzel bir banyo + güzelce keselenme sonrası saunaya girmeni tavsiye ederim, gerçi yapmışındır ama kese sonrası zaten tüm gözenekler açılıyorya, bir ihtimal terleyebilirsin.

    Ama seninle bir gün gitmek isterim, belki senden cesaret alıp bende durabilirim 10dk. yoksa ben yok mümkün değil duramam. Belki ileride zamanla alışırsam desemde anca kendimi kandırırım.

    @emos
    Aslında ben ne sıcağa nede soğuğa gelebiliyorum, sıcak suyuda soğuk suyuda hiç sevmem, benim suyu ılık olmalıdır.
    Kısaca bu konuda çok naziğim galiba :))

    O yüzden dediğin şeyi pek yapabileceğimi sanmıyorum, ama bir cesaret gelirde yapabilirimde belki o anki psikolojime bağlı, yani garanti yok. :))
  • efe14efe14 263 Bolu
    @mono dedi...
     sıcak suyuda soğuk suyuda hiç sevmem, benim suyu ılık olmalıdır.  
    Ewet arkadaşlar, patronun suyunun ayarını da öğrendik wesselam. Aman ha kızdırmayalım patronu suyuna gidelim yoksa kapatır tükanı.  sonra halimiz nice olur. :lol:  :))  :mad:
    Şaka bir yana inşallah şifa bulursunuz. :super:
  • sevgilersevgiler 720 Eskişehir
    Efe keyifler gıcır. Esprileri patlattin. Allah daim etsin. Ben bu yaşıma kadar sicagi sevdim. Ama sicak ve soguk suyu hic sevmem. Hep ılık su kullanırım banyomda. Soguk su hic icmem. Eskisehirin hamamlari ünĺüdür. Eskiden cok giderdim. Senelerdir korkuma gitmiyorum. Sicak ters etki yapar diye
  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    @efe14 dedi...

    Aman ha kızdırmayalım patronu suyuna gidelim yoksa kapatır tükanı. sonra halimiz nice olur.
    Sataram köyü haa :))

    Eyvallah sağ olasın  :tamam:

     

    @Sevgi

    .."Senelerdir korkuma gitmiyorum. Sicak ters etki yapar diye".. evet böyle durumlarda olan hikayeler okuduk, daha hamamın kapısından girerken kilit olanlar olmuştu, hasılı herkese iyi gelmez.

    Ama görünen o ki sende ılıman seviyorsun, hamam olayı aşırı sıcak olmadığı sürece problem olmaz herhalde.

     

    Perşemde günü daha iyiydim ama ertesi gün ve bugün resmen beton gibiydim, (başıma geleceği biliyorum :)) ) bizim sıcak olayıda bir yere kadar.
  • Ben de kendimi bildim bileli sıcağı hiç sevmedim. Ama as olduğumu daha yeni öğrendim ama şikayetlerim 2-3 yıldır var. Eskiden hamam sauna rahatsız etmezdi haftada 1 giderdim yaz dönemi hariç,  ama son 1-2 yıldır hic de iyi hissetmiyorum gidince o yuzden gitmez oldum. As oldugumu ogrendikten sonra spora basladim, spor salonunda her gidisimde hamama gidiyorum, rahatsiz etmiyor ama ekstra bi fayda da hissettirmiyor bana. Ama saunayi zaten sevmez oldugum icin girmiyordum, gecen hafta 1 kez deniyim ne olacak bakalim diye. Ama o zaman da yazmistim, as teshisi konulali bu yana olumsuz giden bisey olmamisti sadece o saunaya gittigim gun ciddi agrim oldu. Sanirim bana iyi gelmiyor sauna. Galiba ben de sizler gibiyim ılıksever  :))  maksimum sıcaklık hamam sıcaklığı benim için, sauna bozuyor gibi, bi kere daha test edeyim diyorum ama azcık yürek yemem lazım  öyle  :))
  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    Evet denemekten zarar gelmez :))
  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    @mono dedi...
    Köprüçay’ın son Şamanı!
    Yazıyı okursanız bu ninemizin “çenticilik” dediği yöntem, Şamanik bir yöntemdir. Hastanın üzerine sopayı dikey uzat ve sopada bıçakla çentikler aç !
    Üzerinizde biri bunu yapsa ne hissedersiniz !!
    veya bu olaya uzaktan şahit olsanız, kadın birini kesiyor gibi anlamaz mısınız !!

    Burada aslında çok acayip bir şey yapıyor bu ninemiz “Korkuyu” kullanıyor. Şamanlarda esasında bunu yapıyorlar, “Korku” kozunu oynuyorlar, neticede halklar onlardan korkuyorlarda zaten.
    Neyse daha fazla korkutmayayım, nede olsa bende bir ŞEHİR çocuğuyum, Ruhlar dünyasına bende yabancıyım, YABAN çocuğu da değilim ama YABAN hayatını gözlemlediğim kadarıyla, YABANIN çözümleri “Korku” ile anlamlaşıyor.
    Bir ŞEHİRLİ olarak, hemde AS li bir ŞEHİRLİ olarak, acaba bu “Korku” kozunu nasıl lehime çevirebilirim, içinden çıkmak güç, bilemiyorum, varsa değişik fikirleriniz bunu duymak iyi olur. Sevgiler
    Korkunun tedavi amaçlı kullanımına ilginç bir örnek daha.

    Spikerin aklı çıkıyor, nasıl çıkmasın yüzüne doğru gelen bir balta ve sonrası.  :silly:

  • huysuzhuysuz 10 Ankara
    Mono abi yazilanlarin tamamini detalica okuyamadim calisiyorum ama biraz goz gezdirdimd bir fikrimi soylemek istiyorum.Bu samanlik halen icimizde bulunan ruhla bag kuruyorsa bi ihtimal lakin baska ölmüş bir ruhla bag kuruyor gibi bi algiysa buna katilmiyorum olsa olsa cin-lerle bag kuruyordur ki cinlerinde iyisi ve kotusu mevcuttur ayni biz gibi muslumani ve gayri mislimi vardir.Samanlarin ak kara tercihide buna dayaniyordur diye dusunuyorum.Hatta eger li piyasada yeni baskisi var midir bilmiyorum ama okumanizi tavsiye ederim. "Kurani kerim havas ve esrarlari" adli eserde pek cok sey bulabilirsiniz.Ni tekim kurani kerimde ki bir surenin belli bir 7 ayeti idi sanirim onu usule erkana uyarak yaparsan ki yapman epey zor,bir cin sana geldigi soylenir lakin iyi mi kotu mu olacagi sansina.Bu kitap belki 50 senelik bir kitap miras kalma babama.Neyse samanliltada cinleri kullaniyordurlar cunku ölmüs bir ruhun cennetten cehennemden araftan mezardan artik neredeyse oradan gelme imkani yok kaldi ki iletisim kuracak bir kudretide yok.Bu benim dusuncem tabi saygilar
  • sevgilersevgiler 720 Eskişehir
    doğrusun huysuz.ölüler şu an sadece beklemedeler.kuranı okuyanlar herşeyi görecek.bütün gerçekleri öğreneceklerdir.bir ayetinde peygamberimize hitaben:onlar ölülerdir.sen onlara işittiremezsin.diyor.kuran okumak herşeydir.hayattır.şifadır.nice kitapları okuyanlar. birde yüce allahın oku diye ve ondan sorumlu tutulacağımız bu mükemmel kitap olan kuranı okumalarını çok isterim.
  • huysuzhuysuz 10 Ankara
    Sevgi hanim benim yazimin eksik bolumlerini tamamladiginiz icin tesekkur ederim kesinlikle katiliyorum yorumunuza.Bu arada hemseriymisiz :)
  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    Sevgili @Huysuz, tabikide fikrini söyleyebilirsin bunda bir sakınca yok, ama olayı İslama göre değerlendirirsen Şamanlığı anlamak mümkün olmayabilir, zira bahsedilen RUHLAR olayı aynı şeyler değiller, farklılar.

    Zaten İslama göre RUHLAR da yok esasında, @sevgi'nin dediği gibi ölüler vardır ve onlar beklemedeler, bu da bedenen beklemedir, sonrası topraktan dirilmedir vs. dir.

    Oysa antik dünyada Ruhlar anlayışı çok daha başkadır anlayacağın, bu, bu günün Ruhçuluk akımları anlayışı da değildir. Antik dünya temelde ikiye ayrılır, bir tarafı Paganizm ve Putperestliktir. Bir tarafıda Animizm ve Şamanizm dir.

    Putperest bir anlayışa Ruhlardan bahsedemezsiniz, mesela Araplarında aslı putperesttir, Ruhlar konusunda bilgileri inkardan başka bir şey değildir,  bilmezler çünkü. Genlerinde bu yoktur. Onlara göre ölüm bedenin toprağa girmesi ve oradan çıkmasıdır. Bu anlayışada anca İslamdan sonra kavuştular, öncesinde ölümün ötesi yoktu, ölen yok olup gidiyordu...

    Örn. Bizde Ölen kişinin ardından 7. gece 40. gece 52. gece dua edilmesi, ritüel düzenlenmesi Şamanlıktan kalmadır, İslamdan gelen bir şey değildir, Araplar böyle şeyleri bilmezler... Oysa biz bunları biliriz, her en kadar unutsakta, adet olarak biliriz ve yapma nedenimizde ölen ruha yol göstermek, ona öldüğü hatırlatmaktır, hatta ölenin üzerine bıçak konur ki bu dâhi ölünün ruhuna mesajdır... sen öldün!! demektir...

    Çünkü ölen kişi öldüğünü bilemez, şaşkın şaşkın ruh olarak dolaşır, bu yüzden bu ritüeller yapılır, sen öldün, anla!!... demektir, 52 de artık en son VEDA dır. Ruha git demektir.

    Tabi insanlarımız bunları unutalı asırlar oldu ve bunlarıda artık İslamdan zannetmektedirler, türbe, mezar gibi olaylarda hep Şamanilikten kalmadır, Türklerde Kurgan olayı vardır çünkü, mezar ve ölüler önemlidir. Türbe nin esprisi de ölen Ata ruhlarından yardım istemektir.

    İnsanlarımız pek bilmez ama bir mezarda çıkan en değerli 2. hazine bir İskit/Saka Türklerine aittir.  *Esik kurganı  *Altın elbiseli adam (1. en değerli hazine Mısır Firavnu Tutankamon 'a aittir)

    Özetle ölüdür, ölümdür Türklerde hep önemli olmuştur, mezalarına dokunmak bile savaşma sebebi olmuştur, çünkü işin içinde Atalar kültürü de vardır.

    Bahsettiğin kitapları biliyorum, ama dediğim gibi onları okuyarak Şamanlık anlaşılmaz, Cindir, peridirden öte gidilemez. İslam daha çok NEFS olayını bilir, Nefs'e yoğunlaşmıştır, Nefs ve Ruhta gene aynı şey değillerdir.
    Ama bir gerçekte var ki RUHLAR dünyası tehlikeli bir dünyadır, öyle ruh çağırma cin çağırma gibi oyun/oyuncak değildir,  Şamanlar sembolik olarak üzerlerinde, zırhlar, kalkanlar, tüyler taşıması onların savaşma ve mücadele yönlerini sembol ederler ki, o dünya mücadele dünyasıdır, pek çok Şaman da bu ayinler sırasında ölmüşlerdir. Yani olay öyle basit bir şey değildir, ölümcüldür.

    Ruhlar deyince mevzubahis sadece insanların Ruhları değil, bitkilerin otların Ruhlarından tutta suların, dağların, ormanları ruhlarına kadar geniş bir yelpazedir. ve bunların hepside ayrı ayrıdır.

    Neyse bu konuda çok şey var ve elbette ve bu satırlara sığamazda ama dediğim gibi aynı şey değiller, bunun bilinmesi bir nebze olsun, konunun anlaşılmasına kafi gelecektir.

    Sevgiler
  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    Şamanik dünyada hastalıklar ruhlarla alakalıdır, bedenle değil.
    Ya kötü bir ruh, yada hastalık eden bir ruh, yada kişinin işlediği bir suç neticesinde ortaya çıkan bir şeydir hastalık.
    Tamda üstte dediğimle ilgili bir hikaye, Ögeday Hanın hikayesi.
    Etme bulursun, bulduğunsa ettiğin şeydir!
    Gizli Tarih’te Cengiz Han’ın halefi Ögeday’la ilgili çarpıcı bir bölüm okuruz.
    Çin’le savaşırken Ögeday hastalanmış ve konu­şamaz hale gelmişti. Moğol şamanları ruhlarına başvurdu ve hâ­kim Curçen kavminin topraklarında ve sularındaki yerel ruhların Ögeday’a çok öfkelendiğini öğrendiler çünkü şehirleri yağmalanı­yor, toprakları ve suları mahvediliyordu. Şamanlar karşılığında bu ruhlara her türlü kurbanı sundular ama nafileydi.

    Sonunda şaman­lar Ögeday’ın öz akrabalarından birini kurban etmeyi önerdiler ve Ögeday gözlerini açıp su istedi.
    Küçük kardeşi Tuluy uzun boyu ve yakışıklılığıyla uygun bir kurban olduğunu söyleyerek orada ölme­ye gönüllü oldu. Şamanlar özel bir dua mırıldandılar, Tuluy zehir içerek kendini öldürdü ve Ögeday iyileşti.
    Tabi burada birde yazgı mevzusu var ki, onuda bilemiyoruz ki yazgımızda AS var mı yok mu meçhul. Varsa zaten ne yapılsa boş.
    Sanırım en güzelide bilmeden yaşamak, bilseydik bu da başka bir sıkıntı olurdu, şimdi en azından bilmeden çözümler arıyor duruyoruz... bilseydik çözümde arayamazdık!!
  • McKayaMcKaya 2,345 İstanbul
    Konu Din, hele de kadim dinler olunca kavramlar birbirine giriyor. Kitabi dinler konusundaki tartışmalar hemen hemen bitmiş olmakla birlikte, bundan önceki inanışlara dair yazılı kaynak olmadığından din, inanç, gelenek hepsi birbirine karışmış durumdadır. Çoğu zaman kimin neye inandığını bilmeden yakıştırmalar yapılmıştır. Özellikle Hıristiyanlığın ortaya çıkışı ile ondan önceki inanışları kötülemek için büyük bir kampanya yürütülmüştür.

    Hıristiyanlık kentlerde yayılmış bir Dindir. Bu yüzden köyde yaşayanlar ve onların Hıristiyanlık dışı inançları Pagan diye adlandırılmış, putperestlik ve Şamanizm de dahil bütün inançlar bir tutulmuştur.

    Pagan köylü demektir. Paganizm deyimi ise daha sonra kökenleri dünyanın kadim doğa dinlerine uzanan bir inanç biçimi ve bu dinlerin genel adı haline gelmiştir. Bu dinlerin ortak noktası doğayı temel almalarıdır. Bu inanışların içinde çok tanrılı dinler de tek tanrılı dinler de vardır. Hepsini aynı inançmış gibi değerlendirmek yanlıştır. Bu inançların bir kısmını taşdevrine kadar götürmek mümkündür.

    Şamanizm din mi yoksa bir inanış mı? Bu konu tartışmalı. Burada bu tartışmalara girmeden bir örnekle devam edelim. Pagan sınıflandırmasındaki dinlerden birisi de Druidizm. Druidizm kadim zamanların İskoçya, İrlanda, İngiltere'nin bulunduğu adalar topluluğunda var olmuş bir inanış. Ancak diğerlerinden farklı olarak bugün de Neo Druidler varlıklarını ve faaliyetlerini sürdürüyorlar. Her yıl neden dikilmiş olduğu bir türlü anlaşılamamış Stonehenge kayalıklarında buluşarak Hıdırellezi kutluyorlar.



    Ayrıca http://www.druidry.org sitesinde fikirlerini ve faliyetlerini anlatıyorlar.

    Druidler doğa kökenli inançlarında; doğayı Tanrının yarattığı kutsal bir sanat eseri olarak görüp her şeyin kaynağını doğada arıyorlar. Onlar için toprak aşkı (Bizdeki toprak ana figürü) her şeyin üstünde. Şaman inancını ise kendi inançları içinde hastalık sağaltıcı bir inanış ve ritüel olarak kabul ediyorlar.

    Aşağıdaki videoda İskoçya'da geçen bir hikayeyi anlatan dizideki bir sahnede Druidlerin yaptıkları şaman dansını göreceksiniz. Müziğe ve törenin yapıldığı yerdeki taş dizimine bakarsanız Druidlerin neden Stonehenge'de toplandıklarını anlarsınız.



    Burada da çağdaş şaman müziğinden örnekler bulacaksınız. Bunlar ruhu dinlendiren, meditasyon için yapılmış, oldukça yumuşak müzikler. Zaten şimdiki inanalar Şamanizmi bir meditasyon tekniği olarak görüyorlar. Elbette Şamanizmin ruhlarla, yerüstü ve yeraltıyla, gökle veya öteki dünya ile yakın ilgisi var. Ancak bunlar Şaman Rahiplerin geçmesi gereken aşamalar. Sıradan insanlar sadece Şaman Rahibin yönettiği meditasyon veya ayine katılarak sıhhat buluyorlar. Tabi inanmak şartı ile.

    Şimdi yukarıda verdiğim adresteki müziği açıp arkanıza yaslanın ve gözlerinizi kapatıp ağrılarınızı unutun.

     

    Ya da

     

    Ldn alın çiftetelli oynayın. :)

     

    İyi geceler.
  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    @McKaya dedi...
    Konu Din, hele de kadim dinler olunca kavramlar birbirine giriyor. Kitabi dinler konusundaki tartışmalar hemen hemen bitmiş olmakla birlikte, bundan önceki inanışlara dair yazılı kaynak olmadığından din, inanç, gelenek hepsi birbirine karışmış durumdadır. Çoğu zaman kimin neye inandığını bilmeden yakıştırmalar yapılmıştır. Özellikle Hıristiyanlığın ortaya çıkışı ile ondan önceki inanışları kötülemek için büyük bir kampanya yürütülmüştür.

    Hıristiyanlık kentlerde yayılmış bir Dindir. Bu yüzden köyde yaşayanlar ve onların Hıristiyanlık dışı inançları Pagan diye adlandırılmış, putperestlik ve Şamanizm de dahil bütün inançlar bir tutulmuştur.
    Eyvallah abi aynen katılıyorum, insanlar kendi inandıkları inancı yüceltmek için, diğerlerini sırf kötülemek uğruna kötülemek yolunu seçmiştir. Hatta sadece kadim inanışlara, kültürlere değil, dinler dinlere aynısını yapmıştır, elanda yapıyordur.
    Bizde bile Subhanallah ile Subhaneke arasında ki farkı bilemeyenler, en mükemmel dine tabi oldukları için, pek bir havalıdırlar, oysa temeli bilmemek üzere olunca, helede okumak ve araştırmaktan aciz olunca, mükemmel olduğunu nereden biliyorsun demez kimse.

    Tabi bu mesele insanlara iyi geliyor, bilmediği halde, en iyisine tabi olmak, pek çok problemi örtüyor.
    Sonuçta din insanlara iyi geliyor, bu kadim dünyada böyle sayılır aslında, yoksa yalnızlık, kimsesizlik gibi, helede ölümden sonrası karanlık gibi asla baş edemeyeceği duygularla dinler insanlara cevap oluyor.

    Bugünün büyük dinlerinin yayılma noktası hep şehirler zaten, tarih sahnesine şehir kavramı ne zaman girmiş, dinler kavramını da beraber getirmişler.
    Şehirlerin kontrolü, idamesi için, öyle bir şey olmalıydı ki bu insanları hem bir arada kardeş gibi tutmalı hemde yönetim gibi, vergi gibi, savaş gibi konularda kısaca siyasette de bir arada tutmalıydı, şehirlerde büyümeliydi vs

    Yoksa kadim dünyada bu denli düzene gerek yoktu, neticede Yaban hayatı küçük küçük kabile ve ailelerden oluşmaktaydı ki şehirler gibi asla kalabalık doyuracak, bakacak seviyede değildiler. O yüzden de küçük yerleşim düzeninde kaldılar.

    Sanırım bugün Pagana köylü denmesi, şehirlerin büyümesiyle alakalı birazda, yoksa antik zamanlarda şehirler yokken, bunlar zaten vardı.
    Videolarla ilgili olarak bende böyle belgeseller seyrettim, bazı Avrupalılar geçmişlerine dönmek adına bu türde paganik ayinleri yapıyorlardı.
    İlginçtir bu konuda geçmişlerine dönmek, putperetliği geri getirmek adına yaşayan, o günleri yad eden Araplarda varmış.

    Hitler'in Yahudilere kızgınlığı bile tam bu noktadaymış, Almanlar kadim Alman paganizmi ile yaşarken, bu Yahudiler gelip, zamanla onları bu inançtan kopartmışlar, kopartıkları gibide kendileri de Almanya da makam ve mevkilere gelmişler. Hitler de tabi çılgın bir milliyetçi olunca, bu yüzden bunlardan nefret etmiş, Nat geo da açıklamışlardı bunu, Hitlerin sağ kolu var SS lerin başkanı, en çokta o bu işlere kafa yormuş. Ayinler, törenler, tapınaklar derken bayağı faaliyet göstermişler. Cadı diye yakılan kadınların künyesini filan bile toplamışlar ki sonuçta bu kadınlar paganik oldukları içinde yakılmışlar. Bu bilgilerin hepsinide Hristiyanlık aleyhinde kullanacaklarmış, tabi yenildikleri için bu projelerin hepsi puf olup gitmiş.

    Şamanlıkla ilgili olarak Prof. dr. Ümit HASSAN * Tarih Öncesinden Tarihe Şamanlık - (.pdf 7.7MB) böyle diyor.


    Bu arada Avrupa'nın kökenleri konusunda ilginç bir belgeselde var. Herşey bir birine iyice çorba olmuş durumda aslında :))


    Müzikler için teşekkürler. :rose:
  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    @mono dedi...
    Geçen sene bir cenaze dolayısıyla kışın köye gitmiştim, meşe odunlarıyla yana sobaya, boynumu verdim, terledim piştim tabi, 10-15dk. durdum, sonra çıktım dışarı biraz hava aldım, tekrar içeri tekrar girdim gene verdim, böyle 4-5 sefer yaptım… Boynuma bir iyi geldi, bir iyi geldi, ulan dedim bu soba işi ne iyiymiş, helva gibi oldum valla demiştim.

    Boynum ne acıyor, ne dönmede o kadar sıkıntı veriyor, acayipti ama tabi millet cenaze telaşında olunca, size kim bakar. Zaten 1 gece kalmıştık, ertesi günde ayrılmıştım. Hasılı tadını fazla çıkartamadım ama içimde bir uhte olarak kaldı.

    Ez-cümle bizi temizlerse ateş temizler gibime geliyor. :)) AS yi de bir kir olarak görürsek, ne dersiniz bu mümkün olabilir mi?

    Var mı böyle ateştir, sobadır, saunadır deneyimleriniz?
    Kombili evde soba işine çözüm bulamasamda, düşündüm taşındım dün resimde ki ürünü aldım, soba kadar olmasada iyi de ısıtıyor, dibine oturup sırt/boyun/kalça verince yakıyor valla, dünya varmış.  :))

    Sanırım bu sene pek üşümeyeceğim, üşüdükçe ve bir yerimde ağrıdıkça vereceğim odunu  :))

    Gerçi bu sene havalar daha tam soğumadı, ılıman gidiyor gibi ama ev kuzey cephe olunca, kombi anca kendine yetiyor. Alevli bir sıcaklık vermediği için, böyle bir şey şart artık.

    Var mı bunlardan kullanan?

    Alet güzelmiş, karbon ısıtıcı olduğu için hemende ısınmaya başlıyor, ufak bir üründe değil boyu115cm.


    KUMTEL TH-1800 KARBON ISITICI
  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    Dün gece Pelin Çift İle Gündem Ötesi programında "Şamanlar" konusu vardı, merak edenler buradan bakabilirler.
    Güzelde program oldu aslında, çok fazla detaya ve derinliğe de girmediler, zaten giremezlerdi de, neticede ŞAMAN/KAM demek özel insan demektir, lakin gel gelelim bunun bizim insanımıza anlatamazsınız, programda bunada değinmediler izlediğim kadarıyla, iyide oldu tabi.

    Soru sorarak bir şey öğrenildiği nerede görülmüştür :))
    Merak eden bizzat kendi araştırır vede bulur, ötesi laf ola beri geledir.

    Yalnız bu Gündem Ötesi programı Diriliş dizisinin resmen yancı programı gibi çalışıyor, garip.
    Dizide Şamanları zaten yerden yere vuruyorlar, aklı sıra ŞAMANLARI anlayacaklar, oldu oldu gözlerimiz doldu...
    Dizide geçen İbn-i Arabi de ŞAMANİK birdir, keşf, keramet, kehanet, şifa vb. pek çok aksiyona sahiptir, ama adamlar masabaşı tarih yazdıkları için, Arabiyi de molla yapmış çıkmışlardır.
    Arabi yazdıkları ve söyledikleri yüzünden yaşadığı dönemde hakkında ölüm fermanları çıkmış, aranan biri olmuştur, Anadoluya gelmesi bile bu yüzdendir, aykırı biridir o.

    ŞAMANLAR bir zamanlar toplumların içerisinden çıkarken, sonra birden bire ortadan kaybolmuşlar!
    Bu acaba gerçekten kayboldukları için mi böyle oldu, yoksa başka bir şey mi oldu, ne oldu?

    Cevabı aranması gereken bir soru bu ama görünen o ki her şey unutulmuş gitmiş, ortada ne soru nede cevap kalmış.  Alan memnun satan memnunsa fazla deşelemeye de gerek yoktur.

    "Bilen söylemez, söyleyen bilmez"
    bu da tasavvufun güzel sözlerinden birdir.


  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    Şamanik dünya ile ilgili güzel bir çalışma: Şaman Yorumlamaları ve Büyüsellik

    Özelliklede "Şaman Olmak" olmak kısmını okuyunca, niye bizde Şaman olmadık bile diyebilirsiniz, :dusun:  acı ise acı, hastalık ise hastalık, bizde de var ve yıllardır da var.  Neden Şamanik yeteneklerimiz yok diyebilirsiniz.  :))
    Belkide var ama kullanmayı bilmeyince, yetenek ne yapsın, asırlara gömülmüş bir şeyden bahsediyoruz sonuçta.

    Şaman olmanın boyutları gerçekten çok zor, tabi Şaman olmak öyle matah, ayrıcalıklı bir işte değil, belki itibarı olan durumları vardır ama kesinlikle kendini düşünmek gibi, bana ne gibi seçenekleri olmayan, Halk için çalışma mecburiyeti olan bir olgu.

    "Kadın Şaman" kısmıda ilginç tabi, ama bilinende bir şey, kadın Şamanlar dişi enerjiden dolayı çok daha güçlüler, öyleki erkek Şamanlar bu enerjiye sahip olmak için, kadınsı biçimlere girmekten, makyajlara, kıyafetlere, kadar pek çok şeyleride yapabiliyorlar, yani kadınsı olmak Şamanik dünyada Şamana bir problem değil, halkada değil... olay hem erkek hemde dişi enerjiye sahip olmak.

    Bir Mançu Destanı - Nişanlı Kadın Şaman

    Nişanlı Kadın Şamanın Hikâyesi başlıklı, 1977’de Margaret Nowak ve Stephen Durrant’m İngilizce çevirisiyle sunulan bir Mançu halk destanında da şaman etkinliklerine dair bilgiler bulunur. 

    Bu destanda bir genç hastalanıp ölür ve onu hayata geri döndürmek için bir şaman aranır. Gencin babası, insanları kandırıp yiyeceklerinin üstüne konan ve birinin ölüm tarihini doğru bilip yeterliklerini ispat edemeyen sahte şamanları açıkça suçlar. Sonra Mançurya’nın güneyindeki Nisihai Nehrinin kıyısında yaşadığı için adı “Nişanlı Kadın Şaman” olan güçlü bir kadın şaman görmeye gider. Kadın ölüm olaylarını bulmak için duruma uygun biçimde kehanet çalışmalarına dalar. Tütsü koklayıp bir tefe vurarak bir ruh tarafından ele geçirilir ve gencin nasıl öldüğünü mırıldanır:
    Olayları doğru anlatarak adamın güvenini kazanmanın yanı sıra (İlmun Han adındaki) Yeraltı Dünyasının Piri’nin oğlunun ruhunu kaçıran kötü ruhu gönderdiğini anlatır. Kendine geldikten sonra kadın gencin evine gelir ve ruhu kurtarma hazırlıklarına başlar. Putlar yerleştirilir, tütsü yakılır ve tef çalması için becerikli bir yardımcı getirilir. 
    Sonra kadın şaman zillerle süslü kıyafetini ve dokuz kuş heykelciğiyle donanmış şapkasını giyer. Yine bir ruh tarafından ele geçirilir ve eline bir horoz, ayağına da bir köpek bağlanmasını,yanına da fasulye sosu ve kaba kağıt konulmasını (karşılaşacağı ruhlara vermek için) söyler.

    Kadın şaman şimdi de doğaüstü yolculuğuna geçer. Nehir kıyısına gelir ve topal bir kayıkçı onu karşıya geçirir. Sonra ikinci nehre gelir ve hayvan ruhları karşıya geçmesinde ona yardım eder.
    Muzır ruhların koruduğu iki kapıya gelir ve ikisinden de geçmesine izin verilir. 
    Üçüncü kapıda gencin ruhunu alan kötü ruhla karşılaşır. Bu ruh, arkadaşlarıyla birlikte genci üç sınava tabi tuttuklarını anlatır.

    ilk olarak, yüksek bir sırığın tepesine bir altın para asıp gence bu paranın ortasından geçirmek üzere bir ok attırır; 
    ikinci olarak,“mavi güreşçiyle” boğuşturur; 
    üçüncü olarak da, “aslan güreşçiyle” boğuştururlar.

    Genç başarılı olur ve Yeraltı Dünyasının Piri onun oğlu olarak yanına alır. Oraya giremeyen kadın içeri girip genci kurtarsınlar diye kuşlar ve hayvanlar çağırır ve onların ruhlarına uyacak biçimde kanatlanır. Büyük bir kuş gencin ruhunu yakalar ve ona getirir. Şaman, geri dönerken yolda ölü kocasıyla karşılaşır, onu hayata geri götürmeyi reddeder ve onu dönemeyeceği bir şehre atsın diye bir turna çağırır. Bundan sonra ahlaksızlara verilen cezalan görmesini sağlayan doğum tanrıçası Omosi-mama’ya hürmetlerini sunar. Kadın şaman ve genç yaşayanların dünyasına geri gelir. Yardımcı, kadını kendine getirmek için su serpip tütsü üflemeye başlar ve bunun işe yaramalarını sağlamaları için kuşlar ve hayvanlar çağırır.
    Şaman yaşananları anlatıp kendine gelir, gencin ölü bedeni de hayata geri döner."

    JULIAN BALDICK • HAYVAN VE ŞAMAN


  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    Şamanik tedavide korkuyla tedaviye bir örnek.
    Kaynak: Uygur Türkleri Arasında Şamanlar ve Tedavi Yöntemleri
    4.2.    “Hançer” ve “Kuş Tüyü” ile Okuma
    ...
    Hançer sürüp okuma işlemi şöyledir:
    Şaman uzun saplı hançeri (veya sağlam saplı bıçağı) yanına koyar, önce tütsü yaparak iyi ruhlara dua eder, sonra hançeri eline alıp hastanın vücuduna zarar veren kötü ruhları kovup çıkarmak için “Azâim Duası”nı okumaya başlar. Şaman duayı her bitirişte, hançeri önünde yatan hastanın başından ayağına kadar sürer.

    Her aşamada hançeri bu şekilde üç veya yedi kez sürer. Kötü ruhları kovup çıkarmanın son aşamasında şaman, hançerin ucunu hastanın ağrıyan yerine doğrultarak tıpkı hançeri hastanın vücuduna seri bir şekilde batırır gibi yapar.
    ” 

  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    Geçen gün rüyamda, kızımın hastalığı tekrar başlamış ve hastalanmış, birileri de bundan şikayet ediyorlardı, ben genede kızımı korumaya, onun yanında olmaya çalışıyordum.

    Sonra evde oluyorum, evde de Recep Tayyip Erdoğan oluyormuş, birisiyle salonda ki küçük bir masada konuşuyorlardı, konuştuğunun yüzünü görmüyorum, çokta önemsemiyorum kim diye.
    Sonra ben balkona sigara içmeye çıkıyorum, sigara bitince de söndürmek için eve giriyorum, küllük evdeymiş ve ağzına kadarda izmarit doluymuş. Tabi ben sigarayı söndürmeye çalışsam da pek sönmüyor ve haliyle biraz tütüyor filan.

    Tayyip Erdoğan da bunu görünce, ya içme şunu, bak zararlı filan diye bir kaç şey söylüyor.
    Sonra ayağa kalkıyor ve birazda şaşırmış bir şekilde,

    "Bu evde diğer evlerde olmayan, anlamlandıramadığım bir huzur var!" diyor.

    Böyle deyince, bende hafifçe bilgiçlik edip,

    "Kim bilir belki de bu tütünün yüzündendir!"

    diyerek tütüne dikkat çekiyorum, böyle deyince bir şey diyemiyor Tayyip Erdoğan. 
    Sonra markete gidiyorum, arabayı park edip markete giriyorum, biraz sonra çıktığımda arabayı çalmışlar, onu ararken uyanmışım.  :))

    Özetle bu tütün meselesi bir kez daha rüyamda karşıma çıktı, haydi bakalım hayırlısı.
    (1) emos
  • senercan44senercan44 24 Malatya
    MUZAFFER ABİ RECEP TAYYİP ERDOGAN DİLİYLE KONUYA DEGİNEYİM BENDE O ZAMAN AS YE SELAM DURMAK YOK TUTUNE DEVAM ALLAH HAYRA YORSUN ABİ UMARİM BU GECE RUYANDA CALİNAN ARABAYİDA BULURSUN.
  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    Eyvallah @senercan44
    Arabayı bulmak zor, çaldırmasaydık eyiydi ama o gitti bir kere, giden gelmez.  :))

    Araba yani araç demek --> bedenimizde bir araç bu açıdan, o yüzden giden araba değil, bedendi, yani sağlıktı.
    Sağlımızı kaybettik derizya, onun gibi bir şey, çalınması da kaybolduğu gerçeğini değiştirmiyor.

    Aslında bu benim açımdan çok güzel bir rüya, adeta içselimin resmi gibi, kızım burada  endişe ve korkularım, Erdoğan da ruh demek.
    Yani rüyada ki ne Erdoğan Erdoğan, ne kızım kızım, nede arabam arabam...  Tamamen sembolik semboller bunlar. 

    Tabi ben rüyalarımı analiz edebiliyorum, tütüne gelince işte o dediğin gibi, Tütüne devam... hayata devam...  :))

    Endişe ve korkuların ile yaşayacaksın, sağlığını da kaybedeceksin, ruhunda bu durumdan çok hoşlanmayacak, helede tütünden nefret edecek... Ama genede bir huzur bulacak... fakat sen genede bildiğini okuyacaksın.
    Bu rüyayı böyle yorumladım. 

    Hasılı hayatımda sağlık açısından pek değişen bir şey olmayacak, devam devam gene eskisi gibi devam...  :yumruk:



  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    Alta ki yazıyı yazdığım gün, üsteki rüyayı görmüştüm.
    Şaman olacak adammışım ama AS olmuşum, kader işte.  :dusun:

    ---- / ----

    Bir Şaman olsaydım...

    Bir Şaman olsaydım ;
    Ne yapıyor bu insanlar, neyin peşindeler der miydim?
    Adeta topluca ant içmiş gibi doğayla savaşıyorlarken, uzun yaşayacağız kalabalık olacağız, soy sop diye, doğanın tüm dengelerini hiçe saymalarına bir anlam verebilir miydim?
    Doğa bu kadar çatırdıyorken, ayarları da bu kadar bozulmuşken, bunu kimsede umursamazken, sıcak yatağımda pembe düşler kurabilir miydim?
    Kısır olanı doğurtmak ne demek!
    Ölecek olanı makine ile zoraki yaşatmak ne demek!
    Hayat ne güzelmiş deyip, hayallerimin, ideallerimin peşinden genede gider miydim?
    Bilmem, hiç Şaman olmadım ki !...

    Bir Şaman olsaydım ;
    Temizlik adına suları kirletenlere acaba ne derdim!
    Ya da lüks içinde yaşamak için, çevreyi mahveden ne kadar masum olurdu gözümde!
    Dağları taşları, ovaları ormanları yok edenler, neye göre beyefendi, kime göre hanımefendi olurlardı ki?
    Sırf insan olduğu için mi?
    İnsanı haklı görmek onu gerçekten haklı eder miydi? bu yapılanlara acaba ne kadar doğru denilebilirdi ki?
    İnsanın doğayla, doğasıyla sözüm ona bu kutsal savaşında, bu onu acaba ne kadar kutsal ederdi?
    Bilmem, hiç Şaman olmadım ki !...

    Bir Şaman olsaydım ;
    İnsanın doğaya olan bu nefretine bir anlamı yoktu ama olanlar da kaderin bir cilvesi der miydim?
    Bu nasıl bir kara kaderdir ki kendini gene kendi eliyle, kendinden olanın insafına bırakmak!
    Heyhat !! ne yapıyor bu doğa der miydim?

    Çocuğun eline silahı vermişsin, illaki birini vuracaktır, silah verilmese olmaz mıydı?
    Burada doğanın amacı, acaba kendini ne kadara kadar yok edebiliyorun denemesini mi insan eliyle test etmekti ki?
    Bilmem, hiç Şaman olmadım ki !...

    Bir Şaman olsaydım ;
    Doğayı mahvetme konusunda bir zamanlar dinazorlar hüküm sürmüşler, türlerin başına bela olmuşlar, lakin bir anda puf olmuşlar. Şimdi başka bir tür, diğer türlerin başına bela olmuş, besin zincirinin en tepesinde, o bela insanlarmış der miydim?
    Dinazorlardan kalan boşluğu, daha fazlası ile doldurmak konusunda oldukça mahir olan insan, yaptığı tahribatın sonuçlarını görmek konusunda bir o kadar da kör numarasına yattığını da acaba görebilir miydim?
    Gördüğüm bu şeye de doğru diyebilir miydim?
    Bilmem, hiç Şaman olmadım ki !...

    Bir Şaman olsaydım ;
    En önemli olan insan, gayrısı önemsiz der miydim?
    Hayali İnançlar ve ideolojiler icat edip, ortalığı yalandan toz dumana katıp, kaos çıkarıp gerçeği gizlemek ve sonrada bunların uğrunda ölmeyi de kutsal belleyebilir miydim?
    İnsan ve insandan olan her şeyi kutsal görmek ve onları kutsamak! bu insanların ruhlarını okşuyor olabilir, lakin Şaman olmak bu değil ki Şaman insanı kutsamaz, anca doğayı kutsar.
    Etme bulma dünyası, ettiğini bulmuşsun, akıllı ol deyip, bunun bedelini ödeten bir Şaman olabilir miydim?
    Bilmem, hiç Şaman olmadım ki !...

    Bir Şaman olsaydım ;
    Aslında Şaman olmamada gerek yok, yapılanlar ortadayken görünen köy de kılavuz istemeyeceğine göre, geriye tek seçenek kalıyor.
    İNSAN DOĞADAN NEFRET EDİYOR !...

    Değil mi ki doğa onu aciz doğuruyor ve aciz bir biçimde de onu öldürüyor, bu ondan nefret için fazlasıyla yetiyor.
    İnsan doğayı zerre anlamamış, milyonlarca kitap yazmış, oysa hayatın anlaşılmayacak neyi var?
    Bütün canlılar bunu anlamış ve mutlu bir biçimde de yaşıyorlarken, insan kitaplarda adeta ruhunu kaybetmiş.

    İşte bu acziyetinden dolayıda insan, Suni inanç kavgalarından genlerle oynamaya, çevreyi kirletmekten insanı kutsamaya kadar ki yaptığı her işte, bu nefretini adeta kusuyor.
    İnsanın doğa içinde huzur bulması, tatil yapması filan da esasında bir örtü, gerçekte insan doğayı sevmiyor !...
    Seven böyle yapar mı?
    Bilmem, hiç Şaman olmadım ki !...

    Bir Şaman olsaydım ;
    Olsaydım ne fark ederdi ki?
    Böyle şeyler yazacağım diye uğraşır mıydım? yazmak kadar boş, gereksiz bir iş olmayacağına görede, kime ne yazardım ki?
    Yazmak ve bu yazılanları da okumak asla bir çare değildir, çare olsaydı ta öncesinde olurdu.

    Şaman yazmaz, anca okur!
    O da doğayı, ruhları okumaktır!

    Ey yağız yerler, kutlu gökler, ulu ruhlar!

    Okuyamadığımız şeyin yazma telaşlarındayız!
    Zarar verdiğimizin bile bilincinde değiliz!

    Görmüyoruz ama yazıyoruz!
    Zarar veriyor muyum?

    Bilmem, hiç Şaman olmadım ki !...
  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    Yaşlı bir Şaman olsaydım, üsteki şiirsel anlatımı, bu ses tonuyla okuyabilir miydim?

    Bilmem, hiç Şaman olmadım ki !...
    (1) Mery
  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    Edgar Cayce isimini duyan var mı?

    Bu abimiz 1945 yılında ölmüş, ama adını hala yaşatmak birçok organizasyon ve kuruluşlar varmış.
    https://www.edgarcayce.org
    Devasa bir site, sanırım ücretli üyelik filan durumları var, tam dokümanlara ulaşmak için.

    Peki bu abimiz ne yapmış? medyum, kahin, şifacı hepsi var. Lakabı ise "uyuyan kahin"
    Şamanik dünyaya hiç yabancı da değil yaşadıkları. Şamanlar zaten böyle tiplerdir normalde.

    Bu abimiz, çocukken geçirdiği bir rahatsızlık sonucu bir takım pisişik güçlere sahip oluyor, önceleri pekte umursamıyor ama sonradan şöhreti alıp başını gidiyor.
    Hipnoza/transa girip insanlara reçeteler filan yazıyor, uyandığında da hiç bir şey hatırlamıyor.

    İngilizce bilen araştırmayı seven :)) arkadaşlar, bi araştırsanıza AS (ankylosing spondylitis) hakkında neler söylemiş, zira binlerce hastayı iyi gelen reçeteler yazmış, ve bunlarda "okumalar" diye kayıt altına alınmış. 
    Bize de bir şeyler çıkar belki.

    Hakkında:
    https://tr.wikipedia.org/wiki/Edgar_Cayce
    https://ofpof.com/merak/uyuyan-kahin-olarak-bilinen-edgar-cayce-in-hayati-ve-tuyler-urperten-kehanetleri
    http://blog.milliyet.com.tr/edgar-cayce--sifaci-ve-kotulukleri-yok-edici-/Blog/?BlogNo=398808

    (1) Mery
  • sevgilersevgiler 720 Eskişehir
    On numara biriymis.hic geriye biraktigi seyler I aciklarlarmi?insanliga faydali olacak seyleri yok etmekte insanoglunun üstüne yoktur.benim düsuncem bu.
    (1) mono
Yorum yapmak için Oturum Açın yada Kayıt Olun .

Bugün doğanlar

karmasha fionae35 aliiiii kornoloji drb pirzade_05