Kolloidal Gümüş - Süper Antibiyotik

Bir ara bir arkadaşımız bu olayı uygulayacaktı ama sonradan ne oldu, ne yaptı bir haber çıkmadı.

Ayrıca burada biriside ev ortamında nasıl hazırladığını ve deneyimlerini de anlatmış.

-----------------------------------------------------------------------------------------

Kolloidal Gümüş
Süper Antibiyotiğin Yeniden Keşfi

Kolloidal gümüş kuvvetli ve doğal bir antibiyotik ve enfeksiyonlara karşı etkili bir koruyucudur.
Bir katalizör olarak,tek hücreli bakterilerin,virüslerin ve mantarların oksijen metabolizmaları için ihtiyaç duydukları enzimi çalışmaz hale getirir.
Vücut kimyasına ve enzimlerine hiç bir zarar dokunmadan mikro organizmalar yok edilmiş olur.

Kolloidal gümüş 1940 lara kadar dünyada oldukça yaygın bir şekilde antibiyotik olarak kullanılıyordu.Fakat sentetik antibiyotkilerin daha ucuza üretilebilmesi ve kâr marjının daha yüksek olması nedeniyle,gümüş unutulmaya ve unutturulmaya başladı.Günümüze gelene kadar pek çok insan gümüşün bu özelliklerinden haberdar bile değildi.

Sentetik antibiyotiklerin bakterilere karşı başarısız olması,bakterilerin sentetik antibiyotiklere karşı direnç geliştirmeleri ve sentetik antibiyotiklerin yan etkilerinin neredeyse faydalarından daha fazla olması neticesinde alternatif antibiyotik arayışları başladığında 1940 lardan sonra adeta unutturulmaya çalışılan kolloidal gümüş tekrar hatırlandı.Bugün Amerika'da aleyhinde sürdürülen anti kampanyalara rağmen doğal bir antibiyotik olarak oldukça revaçta.

Gümüşün antibiyotik özellikleri aslında çok eskiden beri biliniyor.İnsanların gümüşü günlük hayatlarında,mutfak gereçleri,süs eşyası,saklama kabı olarak kullandıklarını biliyoruz.

İngiltere'de ağzında gümüş kaşıkla doğmak diye bir deyim vardır.Bu deyim şanslı insanlar için kullanılır.Eskiden zenginler yeni doğan çocuklarına emmesi için gümüş kaşık verirlerdi.Böylece çocuk hastalıklara karşı korunmuş oluyordu.

Avrupa'da Veba salgınında kıtanın neredeyse 3 de 1 i ölmüştü.Ama çingenelere hiç bir şey olmamıştı.Çünki çingeneler gümüş ve kalay konusunda uzmandılar.Gümüşü damar yoluyla vücuda zerk ediyorlardı.Avrupa vebadan kasıp kavruluken onlara bir şey olmamıştı.

Bugün gümüş anti mikrobiyal özellikleriyle yeniden meşhur oldu.Gümüş ipliğinden üretilen tekstil ürünleri bütün dünyada hızla yayılıyor.Gümüş ipliğinden üretilen çoraplar,tişörtler,şapkalar,baş örtüleri,montlar pazarlarda yerini alıyor.Yakında dünya ordularının askeri kıyafetleri gümüş ipliğinden üretilebilir.

Gümüş aynı zamanda iyi bir manyetik alan önleyici.Cep telefonlarının ve baz istasyonlarının neden olduğu elektro manyetik alanların zararlarından korunmak için de gümüş ipliğinden üretilen giysiler tercih ediliyor.Yakında perdelerimiz gümüş ipliğinden olabilir.

Kolloidal gümüş insan ve hayvan sağlığından başka alanlarda da kendine yer buluyor.İnsan ve hayvan sağlığına zararlı tarım ilaçlarının yerine kolloidal gümüş kullanılabiliyor.

Ayrıca su temizliğini sağlamak için de kullanılabiliyor.

Önceki Araştırmalar
Kolloidal gümüş 1938'lere kadar yaygın olarak kullanılıyordu.Pek çok insan büyüklerinin,sütü oda sıcaklığında bozulmadan korumak için,sütün içine gümüş para koyduğunu hatırlar.

20 yüzyıla geçerken bilim adamları vücuttaki en önemli sıvıların kolloidal olduğunu keşfetmişti.Burada kolloidal kelimesinin anlamını açıklamada fayda var.Bir maddenin kendisi için çözücü olmayan bir ortamda 10 üzeri -5 ve 10 üzeri -7 cm boyutlarında dağılmasıyla oluşan çözeltiye kolloidal çözelti denir.

Vücudumuzda bulunan en önemli sıvılardan biri olan,hücrelere besin ve oksijen taşıyan kan, kollidal yapıdadır.

1938 lere kadar kolloidal gümüş doktorlar tarafından bir antibiyotik olarak kullanılıyor ve yüksek teknoloji olarak görülüyordu.

Fakat üretim metodları yüksek maliyetliydi.İlaç endüstrisi üretimi daha kolay ve daha kazançlı sentetik ilaçlar üzerine
eğilince kolloidal gümüş unutuldu.

Amarikan Besin ve İlaç İdaresi (FDA) kolloidal gümüşü 1938 öncesi bir ilaç olarak tanımlamaktadır.

13/9/1991 tarihinde FDA tarafından yazılan bir raporda kolloidal gümüş ürünlerinin 1938 den önce sunulduğu şekilde ve önerildiği hastalıklar için kullanılabileceği söyleniyor.

Çağdaş Araştırmalar
1970'li yıllarda,Vücut Elektriği kitabının yazarı Robert O. Becker kol ve bacaklar,omurilik ve organlarda yenilenmeyi incelerken gümüş iyonlarının kemik gelişimini uyardığını ve bakterileri öldürdüğünü keşfetti.

Science Digest dergisinin Mart 1978 tarihli sayısında Güçlü Mikrop Savaşçımız" adlı makalede "gözlerimizi açan araştırmaya teşekkürler,gümüş modern tıbbın ilgi alanına giriyor,sentetik antibiyotik ilaçlar yarım düzine farklı mikro organizmayı yok edebiliyorken,gümüş 650(Altıyüzelli) farklı mikro organizmayı öldürüyor.Üstelik gümüş toksik değil." diye yazıyor.

Makale,biyokimyacı ve gümüş araştırmalarında öncülük yapan Dr.Harry Margraf'ın,"gümüş sahip olduğumuz en kuvvetli mikrop öldürücü" sözüyle bitiyor.

Nasıl Çalışıyor?
Kolloidal gümüşün bir virüsün,bakterinin,mantarın yakınında bulunması,bu mikro organizmaların oksijen metabolizma enziminin çalışmasını engelliyor.Mikro organizmaların oksien metabolizmalarını,bizim ciğerlerimize benzetirsek bir manada gümüş iyonları bu mikro organizmaların ciğerlerini çalışmaz hale getiriyor.

Bir kaç dakika içinde hastalığa neden olan mikro organizma, boğuluyor ve ölüyor.Vücuttan bağışıklık sistemi vasıtasıyla atılıyor.

Faydalı enzimleri de öldüren kimyasal antibiyotiklerin aksine,kolloidal gümüş insan vücudundaki faydalı enzimlere bir zarar vermeden sadece tek hücreli mikro organizmaların enzimlerini yok eder.Kolloidal gümüş insanlar,bitkiler ve bütün çok hücreli canlılar için güvenlidir.

Üretim Kalitesi
En yüksek kalite elektro-kolloidal/kimyasal olmayan metodla üretilendir.Bu metotda gümüş partikülleri ve su kolloide edilir.Elektirk akımı ile gümüş su içinde çözündürülür,su ve gümüş birbirine bağlanır.

Ürün şişesi ve damlalığı mutlaka cam olmalıdır.Güvenli gümüş konsantrasyonu 3-5 ppm dir.Bu orandan daha yüksek konsantrasyonlu ürünler mikropları öldüremez.

Kollodial Gümüşün Absorbsiyonu
Oral olarak alındığında kolloidal gümüş ağızda absorbe edilerek kana karışır ve hücrelere ulaşır.Çözeltiyi yutmadan önce dilin altında biraz bekletmek daha hızlı absorbe olmasını sağlayacaktır.

3 veya 4 gün içinde gümüş, dokularda toplanacak ve fayda sağlamaya başlayacaktır.

Kolloidal gümüş böbrekler,lenf sistemi ve bağırsaklar tarafından bir kaç hafta içinde atılır.

Tehlikeli patojenlere sürekli maruz kalınıyorsa koruma sağlamak için,kolloidal silver önerilen dozda her gün kullanılabilir.

Hafif yanıklarda kolloidal gümüş,enfeksiyona yakalanmayı engelleyerek yaranın iyileşmesini hızlandırabilir.

Kronik veya ciddi durumlar
5 ppm lik kolloidal gümüşün 1 çay kaşığı 25 mikrograma eşittir.(mcg).Günde 1 - 4 çay kaşığı genelde güvenli miktar olarak kabul edilir.Bu miktarda uzun süre kullanılabilir.

Bu miktardan fazlası terapatik miktar olarak kabul edilir ve sadece belli bir zaman dilimi için kullanılmalıdır.

Hastalık durumunda doğal tedavi uzmanları,günlük normal miktarın 2-3 katı kadar kolloidal gümüşü 30-45 gün boyunca kullanılabileceğini söylüyor.

Eğer vücudunuz çok hasta veya toksisite çok yüksekse,tedavi etmek için acele edip,herşeyi birdenbire yapmayın.

Patojenler ani bir şekilde yok edilirse vücudun 5 temizleme organı(böbrek,karaciğer,cilt,ciğerler ve bağırsaklar) aşırı yüklenme yaşayabilir,bu da soğuk algınlığındaki gibi,baş ağrısı,halsizlik,baş dönmesi,mide bulantısı ve kas ağrısına neden olabilir.

Kolloidal gümüş miktarını normal dozda alın,distile edilmiş su tüketimini artırın.

Bazıları kolloidal gümüşü,sinüslere ve burun kanallarına ulaşmak için burun spreyi olarak
kullanıyor.

Kolloidal gümüşü mutfak ve banyo yüzeylerinin dezanfektesi için kullananlar da var.

Cilt,boğaz yaraları,gözler,
yanıklar 

Kolloidal gümüş kesiklerde,tahrişatta,açık yaralarda acı vermeden kullanılır.

Bir bebeğin gözlerine bile uygulanabilir.Bazı antiseptikler gibi doku hücrelerini yok etmez.

Bir koltuk altı deodorantı olarak mükemmeldir.Çünki koltuk altı kokusunun en önemli nedeni ter bezlerinden salınan maddelerle beslenen bakterilerdir.

Kollodial gümüş egzema,kaşıntı,sivilce ve böcek ısırıklarına karşı da etkilidir.

Suyu temizlemek için 1 galon (3.78 litre) suya 1 yemek kaşığı kolloidal gümüş ekleyebilirsiniz.Suyu iyice çalkalayın ve 6 dakika bekleyin.

Hayvanlar ve Bitkiler Üzerinde Kullanımı
Kolloidal gümüş bütün ev hayvanları üzerinde etkilidir.Vücut ağırlığına uygun oranlarda kullanıldığında insanlardaki sonuçların aynısını sağlar.

Bitkilerde mantar,bakteri ve virüslerin neden olduğu hastalıklarda sulandırılmış süspansiyon yapraklara sıkılır ve toprağa verilir.

Bahçede,tarlada,serada suya yeterli miktarda ekleyin,gerisini bitkilere bırakın.

Mikroplara Karşı Toleransı
Kimyasal antibiyotiklere karşı direnç geliştiren süper bakterileri herkes duymuştur.Kolloidal gümüşe karşı mutasyon yoluyla herhangi bir direnç geliştirmeleri mümkün görünmüyor.

Ayrıca kolloidal gümüş diğer ilaçlarla herhangi bir etkileşimde bulunmaz.Kolloidal gümüş vücutta,toksik etki yapmaz.Kolloidal gümüş mikropların oksijen metabolizma enzimlerinden başak bir şeyle etkileşime girmez.
Kolloidal gümüş ademoğlunun bir çok hastalığı için güvenli,kuvvetli ve doğal bir antibiyotiktir.

Herhangi bir ilaçla kolloidal gümüşün etkileşime girdiğine dair bir rapor bulunmamaktadır.

Çok büyük miktarlarda tüketilmediği sürece aşırı doza ulaşmak mümkün değildir.

Kolloidal gümüş kullananlar tarafından bir çok enfeksiyon için hem bir ilaç hem de bir koruyucu olarak rapor edilmiştir.

Vücuttataki sıvıların çoğu kristalize yapıda değil kolloidal yapıda olduğundan,kolloidal maddeler vücut tarafından daha kolay absorbe edilir.Bu yüzden kolloidal gümüş mikroplara karşı en etkin antibiyotiktir.

Kolloidal süspansiyon bir maddenin partiküllerinin elektrik akımıyla başka bir madde içinde çüzdürülmesiyle oluşur.

Homojenize süt,aerosol spreyleri kolloidal süspansiyonlardır.
Mikroplara maruz kalma ihtimali yüksekse, kolloidal gümüş her gün ağız yoluyla alınabilir ya da cilt problemlerinde merhem olarak cilde uygulanabilir.İkinci bir savunmamekanizmasına sahip olmak gibidir.

Gümüş sadece bir katalizör gib davranır,toksik değildir.Alışkanlık yapmaz.

Kolloidal gümüş parazitleri de yok eder.Çünki parazitler tek hücreli yumurtalarla ürerler ve gümüş bu safhadayken onları yok eder.

Gümüş kullanan yaşlı insanlar eskiye nazaran daha enerjik olduklarını rapor ediyorlar.Daha enerjikler çünki gümüşten önce hastalıkları için harcadıkları enerji artık normal aktivitelerine harcanıyor.

Kolloidal gümüş kullananlarca sindirimlerinin daha iyi olduğu da rapor ediliyor.

Yapılan araştırmalar kolloidal gümüşün yaralarda ve yanıklarda daha hızlı iyileşme sağladığını gösteriyor.

Kolloidal silverın her hangi bir tadı yoktur.Bir bebeğin gözünü bile incitmez,mide sorunlarına neden olmaz.

650'den fazla hastalığı iyileştiriyor.

Kolloidal gümüşün 650 mikro organizmayı öldürebildiği rapor ediliyor.

Bu kolloidal gümüş almak mikropların neden oldukları hastlaıkları anında tedavi edecektir anlamına gelmiyor tabi ki.

Kolloidal gümüş mikropları,virüsleri,bakterileri,mantarları sadece onlarla belirli bir süre temasa geçebilirse öldürür.

Kolloidal gümüş kullanırken dikkat edilmesi gereken husus,hasta bölgeye yeteri kadar yüksek oranda kollodial gümüşün ulaşmasını sağlamaktır.

Kolloiadal gümüşü eğer gümüşe karşı alerjiniz varsa kullanmayın.

Aşağıdaki hastalıklar kolloidal gümüşün başarıyla kullanıldığı 650 hastalığın bir kısmı:

Sivilceler,AİDS,alerjiler,apandist,eklem iltihabı,ayak mantarı,mesane iltihabı,kan parazitleri,kan zehirlenmesi,haşlanmalar,yanıklar,kanser(Referans 2,4,7),kandida,kolera,kolit,konjonktivsistit,deri iltihabı,diyabet(Referans 1),dizanteri,egzema,lif
dokusu iltihabı,gastrit,bel soğukluğu,saman nezlesi,uçuk,iltihaplı isilik,hazımsızlık,kornea iltihabı,cüzzam,lösemi,deri veremi,lenf damarı iltihabı,sıtma,menenjit,nevrasteni,parazitler,zatürre,akciğer zarı iltihabı,prostat,kaşıntı,sedef hastalığı,göz iltihabı,burun iltihabı,romatizma,saçkıran,kızıl hastalığı,mikrobiyal kulak,burun,bogaz,göz hastalıkları,sebore,zona,cilt kanseri,staphylococcus ve streptococcus enfeksiyonları,tüberkiloz,bademcik iltihabı,trahoma,mide ülseri.




Referanslar
1. "Sağlık ve Hastalıkta Kolloidlerin Kullanımı" Kolloidal gümüşün bağırsak sorunlarında etinliği kanıtlandı. Dr. Henry Crooks colloidal gümüşün anti mikrobiyal olduğunu,insana zararsız olduğunu ve hiçbir şekilde toksik olmadığını buldu.Kimyasal ilaçların tersine,kolloidal gümüş bir antibiyotik olarak yüksek dozlarda da kullanılabilir,kimyasal antibiyotiklere nazaran daha iyi sonuçlarla.Bütün virüs,mantar,bakteri,streptococcus, staphylococcus ve diğer patojenik mikro organizmalar gümüşle temas ettikten sonra 3-4 dakika içinde ölüyor.Yüksek dozlarda bile herhangi bir yan etkisi yok.
2. Dr. Robert Becker, "Vücut Elektriği" adlı kitabın yazarı,düşük gümüş düzeyi ve hastalıklar arsında bağlantı buldu.Gümüş eksikliğinin bağışıklık sisteminin düzgün çalışmamasından sorumlu olduğunu söyledi.Dr.Becker gümüşün bütün patojenleri öldürdüğünü ve vücuda herhangi bir zarar vermediğini söyledi.Gümüşün hastalık yapan organizmaları öldürmekten daha fazlasını yaptığını belirtmişti.Gümüş aynı zamanda hasarlı dokuların tamirinin uyarılmasını sağlıyordu.Yanık tedavisi gören hastalar ve yaşlı insanlar gümüş kullanıldığında daha hızlı iyileşiyorlardı.Kanser hücrelerinin normale döndüğünü gördü.
Diğer antibiyotiklere direnç gösteren bütün patojenler kolloidal gümüş tarafından öldürülüyordu.
3. "Gümüş Kudretli Mikrop Savaşçımız" Science Digest Mart 1978.Bir anitbiyotik olarak kolloidal gümüş 650 hastalık yapıcı mikro organizmayı öldürüyor.Gümüş dünaymızdaki en kuvvetli antibiyotik ve üstelik hiç bir toksik özelliği yok ve bakteriler gümüşe karşı direnç geliştiremiyor.37 ülkede gümüş teknolojisini izleyen Gümüş Enstitüsü Müdürü Richard L. Davies,4 yıl içinde gümüşün 87 yeni tıbbi kullanım alanı bulduğunu söyledi.
4. İsveç'de bulunan Karolinska Enstitüsünde Dr. Bjorn Nordstrom,gümüşü kanser tedavisinde kullanıyor.
5. Amerikan Besin ve İlaç Dairesi FDA 1938 öncesinde kabul edilmiş bir ilaç olduğundan,kolloidal gümüşün aynı şekilde pazarlanabileceğini belirtmiştir.
13 Eylül 1991 tarihli FDA tüketici güvenliği memuru HArold Davis.
6. "Eczacılıkta kolloidal Gümüş Preparatları"
British Medical Journal,Şubat 1923: "Saf Gümüş Tamamen Güvenli" YÜksek gümüş oranlarında yapılan testlerde tedavi edici özelliğe sahip olduğu ispatlandı.
7. 1932 yılı nobel ödülü sahibi Dr. Otto Warberg kanserin oksijen eksikliği ve şekerin fermantasyonu sonucu oluştuğunu belirtti.
8. Provo Herald, 13 Şubat 1992, sayfa D1: "AİDS e Çare Olarak Colloidal Silver.
9. Amerikan İlaç İndeksi, İnorganik İlaç Kimyası bölümünde kolloidal gümüşü mikrop öldürücü olarak tanıdı.
10. Tıp Sözlüğünün 6. baskısında hafif gümüş proteini ilaç olarak listelendi.
11. Ev Yapımı Tıbbi Gümüş,Maurice Worthington, M.D., 1928.
12. "Eczacılıkta Kolloidal Gümüş Preparatları"British Medical Journal, 1932.
13. Kraliyet Ailesi dünya genelinde kanlarındaki gümüş nedeniyle mavi kanlılar olarak adlandırılırdı.Gümüş tabaklardan yerler,yiyecekleri gümüş kaplarda saklarlardı.Doktora htiyaç yoktu.Halk ise genelde hastaydı.
14."Kolloidal Gümüş Alternatif Antibiyotik",Lloyd Michael Canty ve Zane Baranowski
15. "Kansersiz Dünya" Amerika'da Alopatik Tıbbın Tarihi,Edward Griffin.
16. "Vücut Elektriği ve Çapraz Akımlar" Robert Becker.
17. "Toprağın Sırları"Christopher Bird and Peter Tompkins.
18</
strong>. "İğneyle Cinayet" Eustace Mullin.
19. Kimyanın Mucize Kolloidleri,Kenneth Andrews. The Readers Digest, March 1936. Dr. Frederick Macy,Amerika'nın en iyi bakteriyologlarından biri.
20. John Hopkins Hastanesi,Gümüş Hakkında Yeni Haberler,Dr. Leonard Herschberg
21. Michael D. Lemonick. Katiller Her Yerde, Time Magazine, 12 Eylül 1994.
22. Searle, A.B. Kolloidal Gümüşün Sağlık ve Hastalıkta Kullanımı Kasım, 1913, sayfa 83 Dr. Henry Crookes
23. Kolloidal Gümüş,Nerelerdeydin? Iris A. Moore, The New Times, Seattle WA, Mayıs 1994
24. Brentano, L. MD, Margraf, H, Monafo, W.W. MD, Moyer,C.A. Kolloidal Gümüşün Antibakteriyel Etkinliği Surgical Forum sayı 17, 1966, sayfa. 76-78
25. Kolloidal Gümüş Raporu,En İyi Saklanan Sır Martha Duncan.
26. Thurman, R.B. ve Gerba, C.P. (1989) Bakır ve Gümüşün Bakteri ve Virüs Dezenfeksiyonunda Moleküler Mekaniği,alıntı:Dr. Richard Davies, Gümüş Enstitüsü sayı. 18, 4, sayfa 295
27. Oksijen Tedavileri,Ed Mc Cabe.
28. H.E.L.P ful News, Sayı 8 No. 9
29. Science Digest, Mart 1978,Jim Powell
30. Harold Davis, U.S. FDA Mektubu,Eylül 1991
31. The Olympian,Pazar,Şubat 20, 1994 Alexander Tomasz / San Francisco, Associated Press
32. Newsweek Magazine,Mart 28, 1994 Antibiyotikler,Mucize İlaçların Sonu mu?
33. Magnzeyum Okstazon,Kolloid Araştırma Fonu
34. Newsweek Magazine,22 Mayıs,1995.Korku Salgını
Kaynak

(1) assa

Yorumlar

  • hakan_01hakan_01 499 İzmir
    Merhaba sevgili Mono Gümüş suyunu  kullanmaya henüz başlamadım yaklaşık altı yedi aydır karbonat tedavisi uyguluyorum oldukça faydasını gördüm ... bir kaç ay sonrada Gümüş suyu tedavisine başlayacağım... Türkiye de gümüş suyu üretimi yapan bildiğim kadarıyla tek güvenilir kaynak Antalya alanyada var mesaj olarak link yolluyorum dilerseniz paylaşabilirsiniz.
  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    Tamam sevgili @hakan_01 isteyen olursa linki verelim.

    Bu arada karbonat tedavisi eğer öyle zararsız bir şeyse bir arada ondan bahsediver, neticede her türlü faydaya açık bir grubuz :D



    O değilde olay bir şekilde su çerçevesinde dönüp duruyor bakalım sonucu ne olacak.

    Bende bir kaç aydır kaynamış su içiyorum, açıkcası bir takım gelişmelerde olmadı dersem yalan olur.

    İşe yarıyor gerçekten, kim bilir belkide AS ilerledi de o yüzden böyle oluyor bilemiyorum ama 20 yılı aşkın diri ağrılarım yarı yarıya azaldı kıştan beridir.



    Ketilda suyu kaynat, sonra soğumasını bekle ve koy bardağa lıkır lıkır iç...   :))  iyi gidiyor şimdilik.   :)

    Not:

    Konu burada geçmişti: Su ve AS ve Gözlemler
  • hakan_01hakan_01 499 İzmir
    Ağrılarının azalmasına sevindim  :)  Çinliler binlerce yıldır her fırsatta sıcak su içiyor. Bilinen belli başlı faydalaarı araştırdığım kadarı ile

    - Vücudunuzun istenmeyen metaryalleri atmasını kolaylaştırır
    - Sindirimi kolaylaştırır
    - Yemekten yarım saat önce içtiğinizde iştahı azaltır ve kilo vermenizi sağlar
    - Soğuk algınlığı ve gribinizin daha hızlı iyileşmesini sağlar
    - Reflu belirtilerini, mide asidinin olumsuz etkilerini ortadan kaldırır.

    Karbonat ile ilgili Kemal Milar ın sayfasından alıntıdır dilerseniz googlede adresi var araştırabilirsiniz.

    KARBONAT - SODYUM BİKARBONAT KULLANIM TARİFİ

    Karbonat ( Sodyum Bikarbonat - İngilizce: Sodium bicarbonate - Kimyasal formülü : NaHCO3 )
    Eczanelerde: İngiliz Karbonatı, Solvey Karbonatı, Karbonat, Cep sodası, Garra Karbonat gibi isimlerle satılmaktadır. Eczanelerden almanızı tavsiye ederim. Markette satılanı alsak olmazmı ?Aktardan satın alsak olmazmı ? Bakkal'dan alsak olmaz mı gibilerinden bana soru sormayın. Ben size TEKRAR SÖYLÜYORUM ECZANEDEN ALACAĞINIZ KARBONAT EN GÜVENİLİR OLAN KARBONATTIR!!!.

    Hasta olmamak için her gün 1 çay kaşığı karbonatlı su içebilirsiniz. Bunu yarım çay kaşığı sabah, yarım çay kaşığı akşam 1 bardak suya karıştırıp 3dk bekleyip iyice karışmasını bekleyin sonra tekrar karıştırıp için. Her beden ve her bedenin göstereceği tepki farklı olucak'tır. Çünkü herkesin farklı beslenme biçimi var. Bundan dolayı herkesin kendi bedenini dinleyip buna bağlı olarak karbonat miktarını ayarlaması gerekir.

    Eğer grip, nezle gibi rahatsızlıklar olursa günde 3 çay kaşığı karbonatlı su içebilirsiniz. Fazla gelirse o zaman günde 3 kere yarım çay kaşığı içerek buna devam edebilirsiniz.

    3 yaşından büyük çocuklarda hastalık olursa yarım çay kaşığı karbonatı 1 bardak suya karıştırıp içirebilirsiniz.

    Eğer Karbonatlı suu içmekte zorlanıyorsanız, boş ilaç kapsülleri temin edip içlerine sodyum Bikarbonatla doldurup bol suyla hap olarak içebilirsiniz.

    Eğer Tansiyonunuz yüksekse yada hipertansiyonunuz varsa, hazırladığınız karbonatlı suyu tek seferde içmeyin, gün içinde yudum yudum az az içip öyle bitirin yani güne yaarak ve bol alkali su tüketin.

    Eğer yüksek Tansiyonunuz varsa yada yaşlıysanız Karbonatlı suyu içtikten sonra Kanape yada yatağa uzanı 10 - 20 dk uzanıp dinlenin. Bazı insanlarda tansiyonda yükselme yaratabilir ama kısa sürer bu. O yüzden TANSİYONUNUZUN YÜKSELMESİNDEN ENDİŞE EDİYORSANIZ UZANIP 10 - 20 DAKİKA DİNLENİN. ARKADAŞIMIN ANNESİ YÜKSEK TANSİYON HASTASIYKEN ŞUANDA YÜKSEK TANSİYON HASTASI DEĞİL! AMA KARBONATLI SU İÇTİKTEN SONRA VÜCUDUNU DİNLİYOR EĞER ÇIKARMIŞ GİBİ HİSSEDERSE YATAĞA UZANIP DİNLENİYOR SONRA KALKIP GÜNLÜK İŞLERİNE DEVAM EDİYOR!.

    Kanser hastasıysanız!!!:

    Eğer Kanser gibi bir hastalığınız varsa Öncelikle sakın Kemoterapi almayın Kemoterapi notumda yazılanları muhakkak okuyun!!!. Gidip dijital pH ölçer alıp idararınızı sabah akşam kontrol edip pH ı 8 in üzerine çıkarmanız ve bu seviyede en az 2 hafta tutmanız gerekir. Buna bağlı olarak karbonat içimi günde 5 - 6 çay kaşığı karbonatlı su içmeniz gerekebilir. 1 çay kaşığı karbonatlı suyu bir miktar içip yatağa yada kanepeye uzanıp 360 derece sağa sola dönerek haraket etmelisiniz . Bu haraketleri yaparken ara ara bardaktaki karbonat tüketilmelidir.

    Tıpta çok hastalık var. O yüzden bana şuna iyi gelirmi diye sormayın!. Deneyin görün iyi gelip gelmiyeceğini. Duvarımda yığınla hastalığa iYi geldiğini bildiren görüşler var. Diabet ileşmez die geçiyor, bakın demekki geçiyormuş, kanserin tedavisi yok bakın tedavisi varmış. Trombositleri onkologlar yükseltemeyiz diye konuşurlarken bakın alkali hale gelince trombositler yükseliyormuş .. Daha bir çoğunu paylaştım artık tek tek cevap yazamam. Tek başıma herkese cevap yazmam mümkün değil!!.

    Eğer şu zamana kadar çok asidik beslendiyseniz, vücudunuz asit tutmuşsa ishal olup sıvi şeklinde wc'ye çıkarabilirsiniz. Ben abartarak 5 gün günde 5 defa içerek her gün 5 -6 defa wc e gittim sırf asitli su çıktı. O 5 gün devamlı salatalık edim, bitkisel beslenmeye
    ağırlık verdim. 6 cı gün normal sağlıklı bir şekilde dışarı çıktım ve vücut biriktirdiği asitleri attı, 10 cu gün laktik asitler eridi kuluçlar kalmadı. 15 ci gün sigara içtiğim için alt ciğerlerime nefes almakta zorluk çekiordum ama nefes alma sorunum yoktu sadece derin nefes almakta zorluk vardı, o kalktı derin nefes alabilmee başladım.

    Hangi hastalık olursa olsun, her hastalıkta ayrıca kolloidal gümüş suyu kullanılmasını tavsiye ederim. D vitamini almayı unutmayın çünkü zamanınızın çoğu kapalı alanlarda geçiyor. Kanser dahil pek çok hastalığın nedeni D vitamini eksikliği. Türkiye Cumhuriyetinde eczanelerde Devit-3 ampul satılıyor 300.000 İU bunu ayda 1 kere şekere yada ekmeğe emdirip tüketmeniz gerekir. Bunu hasta olsanızda olmasanızda herkese tavsiye ediyorum. Yetişkinler için 1 ampul 1 aylık D Vitamini ihtiyacınızın hepsini karşılar.

    Karbonatın dozunu bana artık sormayın 1,5 senedir anlatmaktan bıktım. Karbonatlı su içerek alkoloz olunsaydı, ben ve beni takip eden herkez ciddi sıkıntılara girerlerdi kimse girmedi. En fazla gaz apar geğirirsiniz geçer yada gaz olarak alttan çıkarırsınız. Yada ishal olursunuz, asit atarsınız.

    Fazla bitkisel beslenmei doğru bulmuyorum, fazla magnezyumda ishal yapar. Kalsiumla dengelemeniz gerekir, kalsiyum almak için yoğurt yiğin. Ben laktozsuz süt içilmesini daha doğru buluyorum.

    En Önemlisi Şu bilgileri Lütfen Anlamaya çalışın!!!!.



    Sodyum Bikarbonatın Önemi

    Tükrük bezlerinin yoğun miktarda karbonat iyonları salgılayarak yediklerimizi alkali yapar. Midemizin çevresi kandan alınan sodyum klorür'le çevrilidir.Sodyum su ve karbon dioksitle birleşerek alkali TUZ yani SODYUM BİKARBONAT OLUŞTURUR. Biyokimyada bu şu şekilde formüle edilir: H20 + CO2 + NaCl = NaHCO3 + HCL. Bundan dolayı midemiz aslında yediklerimizi ALKALİ yapmaktan sorumludur. BRUNNER BEZLERİ (12 PARMAK BAĞIRSAĞINDA BULUNUYOR) yüksek miktarda karbonat salgılayarak yediklerimizin alkali halde sindirilmesini sağlıyor. Pankreasımız Yüksek miktarda Sodyum Bikarbonat salgılayarak mideden gelen asitleri nötralize etmek ve yediklerimizi alkali yapmaktan sorumlu. Karaciğerde safra salgısındada yüksek miktarda karbonat içerir. Bedenimiz çürümemek için (kanser olmamak için) kendisini hep karbonatla alkali hale getiriyor. Böbreklerimizin kendisi karbonat ürettir. Böbreklerimiz kanın pH seviyesini alkali tutmakla sorumludur.

    Karbonat tedavisinin yanı sıra her sabah günlük egzesizlerin sonunda beş altı dakika boyunca diyafram nefes egzesizi öneririm oldukça faydalı.

  • Ben gümüş suyu'nu geçen yıl kullandım hatta iki şişe almıştım fakat bir faydasını görmedim.Belki başkasına yarar bir tanıdığım doktorların bile bulamadığı hastalığından yatalak haldeyken gümüş suyu ile iyileşmiş ikinci kez tekrar denedim ama pek bir fayda göremedim. Şişesi 115 tl idi.
  • merhaba arkadaşlar güzel konuydu..sayenizde bilgilendim.ben alanyada yaşıyorum..gümüş suyunu imal eden beyefendi ile yakından tanıştım..ve çok araştırdım..ürününü denedim  kullandım..faydası kesinlikle var önce sivilcelerde denedim sonra ayak ve tırnak mantarında sonuç mükemmel..yalnız fiyat biraz tuzlu internette 70 tl ye satılıyor lt fiyatı kendisi 50 tl den verdi ..ancak gene pahalı tabi pes etmedim... bir kaç cihaz aldıktan sonra evde kendim yaptım..ayrıca daha ileri gittim ve collodial altın suyunu buldum... okursanız fayda alanını görürsünüz romotoid artritten bahsediyor ve antiemfarmatuar özelliğinden ... yapımı gümüş suyu kadar basit değil ve pahalı sanırım altın dahil 300 tl flan masrafı olacak ama denemeye değer diye düşünüyorum..sadece deneme gücünü isteğini kendimde bulmam gerek çünkü çok fazla mesai yapıyorum... biraz uğraş isteyen birşey ancak benden daha fazla bilgili arkadaşlar vardır..elektirik ve elektroniğe dayalı bir sistem ..60 w 500amper bir güce ihtiyac var bunu ne tür bir adaptör veya power suply den alabiliriz en ucuz ne ile sağlıyabiliriz..yapmak isteyen veya yapımında yardımcı olmak isteyen olursa sevinirim..saygılar
  • NevaNeva 7 Yurtdisi
    Iyi bir antibiyotik, ancak dozajda fazlaya kacmamak gerekiyor, cilt renginin degismemesi icin. Ozellikle bulasici tipteki viral virusler, bakteriler vs.  icin ideal.
  • Merhaba arkadaşlar. Benim kardeşim de ne yazık ki bu hastalıktan muzdarip. Yaklaşık 23 gün önce XXX linkinden bu ürünü (Gümüş Suyu) aldık ve halla kullanmaya devam ediyoruz. Sağ olsun linkte bulunan telefon numarasında XX hanım diye biri var, alınan dozajlarda yardımcı oldu. Şunu net olarak söyleyebilirim ki; kardeşime artık iğne kullanmasının gerekli olduğu ve zaman kaybetmemesi gerektiği söylenmişti. Ne yazık ki ağrılarında şiddetlenme ve tutulmalarda artma meydana gelmişti. Son 14  gündür kardeşim bırakın iğneyi, hapını bile almıyor. Gerçekten de küçük bir umutla girdiğimiz yolda güzel bir şey ile karşılaştık. Bayramdan sonrada MR çekecek ve doktoruna gidecek, orada karşılaşacağı durumu da inşaallah sizlerle paylaşırım.



    Not: Link editör tarafından gizlenmiştir.
  • bu bahsettiğiniz yöntemlerin hepsi dış kaynaklı sorunlarınızı çözer, ve ilerleyen dönemlerde ağrılarınız dahada artar, propolis, gümüş suyu, altın suyu kesinlikle ağrılarınızı arttırır fakat karbonat bunlardan farklı otoümum tüm hastalıklarda iyidir, bizim bakteri temizliğine yada bağaşıklığı güçlendirmeye ihtiyacimız yok, dengelemeye ihtiyaç var, oda bağarsak ve beyin kordinasyonuyla mumkun
  • Sayın mikailtetik bey. Benim kardeşimin iki gündür ağrıları başladı. Yazdığınız şu cevap aklıma geldi. Acaba deneyimleriniz sonucu mu bu ağrıların başlayabileceğini belirttiniz. Ben çok fazla araştırma yapıyorum ama ilk defa gümüş suyu bu etkiyi vermişti ve gereğinden çok fazla umutlanmıştım. Kendimce bu inanılmaz keşfi her yere yaymaya çalışacak kadar ümitlenmiştim. Ama ne yazık ki iki gündür biraz üzgünüm. Eğer bu konuda deneyimleriniz yada duyduğunuz deneyimler varsa paylaşabilir misiniz. İki gün daha kullanmasını söyledim, bakalım ağrıların durumu ne olacak diye. Umarım daha kötü olmaz ama artık bir yol bulmak istiyorum kardeşime. Rahmetli annemi de ALS hastalığından kaybettim. Çok araştırdım, çok sordum, çok didindim ama olmadı. En azından kardeşim için bir şeyler yapmak istiyorum. Artık çaresizlikten nefret ediyorum. Çaresizlik kadar kötü bir şey yok. Allah kimseyi çaresiz bırakmasın inşaallah  :(
  • evren kardeş yazını inan yeni gördüm kusura bakma, hakkını helal et, gümüş suyu olsun, propolis olsun altın suyu olsun muhakkak faydalı takviyeler, ancak, bizim durumumuz farklı, bizde dış kaynaklı bir sıkıntıyok, yok derken hiçmi yok, var ama yüzde yirmiyi geçmez oda akut olur, he işte altın gümüş, propolis günümüz antibiyotiklerine oranla zarar vermeden bunu çözer ama otoümmünleri çözmez, bizim bağarsak duvarımızdaki katmanlar arasında otoummün diye bahsettiğimiz kısımda yediğimiz, içtiğimiz ve stres sıkıntı kaynaklı durumlardan dolayı koruyucu veya engleyici kalkanların görevlerini gereği gibi yapamamalarından kaynaklı bir karmaşık sorunlar zinciri, sistemin düzelmesi buranın normal işlevini yapmasıyla mümkün olacaktır, aynı role veya fotosel gibi, algılama yada algılayamama sorunu, eğer burdaki sistemde yukarıdaki sebeplerden dolayı bir sorun var ise bunu çözmek gerekli, bazen insan bir şeyden korkunca birdaha aynı durumla karşılaşmamak için korktuğu ortamdan yada çevreden kaçar ya bu bağarsaktaki durum biraz ona benziyor, ya budurumu yaşamamak için kaçıcan yada alışması için destek verip lorkusunu atlatıcan, insan sarhoşken korktuğu insana bile dayılanır, ama önemli olan ayıkken dayılanmak, ldn biraz bu konuda destekler durumda, ve zamanla bu korkulan ortama gidişi bir nebze olsun kolaylaştırıp alıştırıyo buda sistemi normal işler duruma getirmak için katkı sağlıyo
  • emosemos 1,088 Istanbul
    Son ongundur bir arkadasim bu gumussuyunu bana kullandirmak icin caba harciyor.hani daha oncede burdan okumamis olsam onada evet derdim galiba.su yukardaki yazıları kopyala yapistir yapsam benden vazgecermi acaba :)
  • Sayın emos hanım. Benim kardeşime sadece belirli bir süre fayda verdi. sonrasında ağrılar tekrar devam etti. yaklaşık 5 ay boyunca sanki hiç hasta değil gibiydi ama sonrasında ne yazık ki işe  yaramadı. Biz şimdi Mikail beyin yöntemi olan ldn deneyeceğiz. Umarım faydasını görürüz. Ayrica Mikail beye yoğun uğraşlarından  dolayı ve her türlü ilgi ve alakadindan dolayı teşekkür ediyorum. Gerçekten yazdığı her şey samimiyet ve dürüstlük içeriyor. 
  • emosemos 1,088 Istanbul
    @evrenkececi  ben hala kullaniyorum ldn yi.ilk alti ay inanilmaz iyidim.zaman zaman ara verdim ..ama ldn den onceki durumumla kiyasliyacak olursam tabiki cok cok iyiyim diyebilirim.en azindan ataklarim kısa suruyor ve hergun agri kesiciye ihtiyac duymuyorum..insallah sizde faydasini görursunuz.
  • Teşekkür ediyorum @emos hanım. Eğer kullanım şeklinizi benimle paylaşırsanız sevinirim. Mikail beyin dedigi şekilde mi kullanıyorsunuz sizde yoksa farklı bir şekilde mi. Ayrıca siz ne kadar süredir kullanıyorsunuz acaba. Şimdiden teşekkür ediyorum. Sağlıcakla kalın tüm ankilozan spondilitli arkadaşlar 
  • emosemos 1,088 Istanbul
    benim neredeyse bir yıla yaklasti .
    bir kapsulu 17 ml su icersinde cözdürup her gece 1 ml yi  yarim cay bardagi suyun icersine dokup aliyorum.saat 11 yada 12 de iciyorum.
        saglıkla kalin.
  • Verdiğiniz bilgilerden dolayı teşekkür ediyorum. Sizde sağlıcakla kalın @emos hanım. 
    (1) emos
  • gevhergevher 1 Ankara
    Gümüş suyu link alabilirmiyim
  • hakan_01hakan_01 499 İzmir
    Konunun  üzerinden üç dört yıl geçmiş malesef şuan güncel link yok.Google den araştırma yapabilirsiniz.
    (1) mono
  • emosemos 1,088 Istanbul
    Sabah aksam arayip illede gumus suyu al ve dene diyen bir arkadasimin telini seve seve verirdim ama gumussuyunu almadigim icin bana küstü  :D
    (1) mono
Yorum yapmak için Oturum Açın yada Kayıt Olun .

Bugün doğanlar

sarac ucqtresa mehmethakan konuksever01 Emrebal11896663 dengiz mrsnacak