Bağışıklık Sistemi

monomono 5,361 Ankara
kategorisi Makaleler
Farklı sistemleri tutan otoimmün hastalıkların bazıları:
Merkezi Sinir Sistemi
Multipl Skleroz
Miyastenia Gravis

Sindirim Sistemi
Crohn Hastalığı
Ülseratif Kolit

Cilt
Psoriyazis
Vitiligo
Kan-Kan Damarları
Behçet Hastalığı
Otoimmün hemolitik anemi

Endokrin Sistem
Tip I Diyabet
Grave’s Hastalığı
Hashimoto Tiroiditi

Kas-iskelet Sistemi
(Bağ Doku Hastalıkları)
Romatoid artrit
Lupus eritematozus
Dermatomiyozit
Ankilozan Spondilit
Skleroderma

Otoimmün hastalıklar (OiH), bağışıklık sisteminin, bedenin kendi dokularına karşı etkinleşmesi sonucunda gelişen bozuklukları tanımlar.
"Oto" sözcüğü Yunanca’da "kendisi" anlamına gelir. Bugün bilinen OiH sayısı ellinin üzerinde ve etkilenenlerin yaklaşık üçte ikisi de kadın.

OiH, birbirinden farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Örneğin multipl skleroz adlı hastalık, merkezi sinir sitemini, Crohn hastalığıysa sindirim sistemini etkiler; dolayısıyla belirti ve bulguları farklı olur. Bunların dışında, örneğin lupus eritematozus gibi çoklu sistem tutulumuyla ortaya çıkabilen bir otoimmün hastalık, farklı bireylerde farklı organları etkileyerek kendini gösterebilir. Ayrıca kökeni otoimmün olmayan bir hastalığa da eşlik edebilir.

Bu hastalıklar genelde seyrek görülüyor ve bazı tiplerine belli ırk gruplarında daha sık rastlanıyor (ör. lupus,Afrika kökenlilerde daha sık görülen bir hastalık).
--
* Bağışıklık Bilimi olan immünoloji adını Eski Roma’da askerlikten muaf (korunmuş) asillere verilen immunitas sözcüğünden almış.

Yorumlar

  • monomono Yükleniyor... 5,361 Ankara
    Bitkilerde Bağışıklık Sistemi (immün sistem)

    Bitkiler de biz insanlar gibi bir bağışıklık sistemine sahip midir? Eğer sahiplerse, bu sistemin işleyişi nasıldır? Çeşitli bitki hastalıklarına karşı mücadele verebilirler mi?

    Bağışıklık sistemi (immün sistem), herhangi bir ogranizmanın, vücut bünyesine giren ve sağlığını tehdit eden herhangi bir yabancı organizmanın zararlı etkilerine karşı kendini korumak için yaptığı herşeyi kapsar. Bu açıdan baktığımızda bitkiler de bir bağışıklık sistemine sahiptir. Ancak bizim bağışıklık sistemimizden biraz daha farklı olup; makrofaj, antikor, interferon ve benzeri yapıları taşımazlar. Yani, insanlardaki gibi “aktif” değil, “pasif” bir bağışıklık sistemine sahiptirler.

    Bitki bünyesinde meydana gelen bir takım fizyolojik reaksiyonlar sonucunda “ergastik maddeler” adını verdiğimiz, yedek ürünler oluşturulur. Salgı hücreleri tarafından sentezlenen musilaj, zamk, alkolodid, reçine ve balsamlar gibi maddeler, hücre içinde çeşitli yerlerde depo edilirler. Bazı bitkilerin kütikül adı verilen mumsu bir maddeyi salgılaması, nemin korunmasına ve mikroorganizmaların dışarıda tutulmasına yardımcı olur. Ayrıca bazı bitkiler, çeşitli özsular (zehirli alkoloidler gibi) sentezleyerek kendilerini zararlı böceklere karşı korurlar. Bitkisel beslenen çoğu hayvan, alkoloid içeren bitkileri yemekten kaçınırlar.

    Odunsu bitkilerin kalın gövde çeperleri de, iç kısımdaki daha hassas dokuları koruyan bir mekanizma olarak sayılabilir. Ayrıca birtakım bitkilerin meyvelerinde yüksek oranda bulunan C vitamini ve biyoflavonoidler, anti-bakteriyel ve anti-viral özelliklere sahiptir.

    Bitkiler, bu gibi yöntemlerle yaşama şanslarını arttırır. Ancak, daha önce de söylediğimiz gibi, bu yöntemler “pasif” savunma mekanizmalarıdır. Örneğin, herhangi bir organizma tarafından enfekte edilen bir bitki, bu enfeksiyon ile savaşamayacaktır. Güneşin UV ışınları, bu enfeksiyonun kontrolünü çoğu zaman kolaylaştırır, ancak bitkinin bu konuda verebileceği “aktif” bir mücadele yetisi bulunmamaktadır.

    ** TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi
Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .

Bugün doğanlar

sevgi1957 ismail543 sefauyanik