Romatizma ve Sarı su.

Çocukluğumdan beri hep duyardım,Romatizma denilen hastalığa vücuttaki bir sarı suyun neden olduğu... Bu Sarı su vücutta dolaştıkça,nereye yoğunlaşırsa oraya ağrı yaptırdığı... Yel denilen şeyin de temelinde bu olduğu... Ve bu suyu da vücudun dışarı atamadığını hep duyardım... Taki şu son bir haftaya kadar bende bunun böyle olduğunu zannederdim... Ama bu hafta içerisin de 2 ayrı kişiden duyduğum hikayeler de,Bu sarı suyun vücuttan atıldığını duydum ki,Nasıl derler şok oldum... [B)]Bunlardan biri 80 küsür yaşın da,ama demir gibi olan bir dedemizden duydum ki,Onunkini pekte önemsemedim... Zaten o gençliğin de yaptırmış birde ne yaptıklarını zaten unutmuş gitmiş... Ama ondan da bir bardak kadar sarı su çıkmış... Bir dahada bu olayı irdelememiş... Ama öteki kişiden duyduğuma hakkaten şok geçirdim... Neden derseniz... Bu kişi bana en yakın olan bir kişi... Bu dünyaya gelmeme sebep olan kişi... Daha doğrusu bu hastalığı genlerim de taşımama sebep olan kişi... Yani... ANNEM..!!..[^]Ben Annemin de gençliğinde Romatizma denilen illetten çok muzdarip olduğunu... Hatta yürümekte bile zorlandığını hamamlara felan gittiğini kendisinden birkaç kez duymuştum... Ama bu Sarı su olayını hiç duymamıştım... İnanması güç ama... Annemin dediğine göre ondan bir kovadan fazla Sarı su çıkmış..!!!!!Zaten ondan sonra da annem romatizmadan bi şikayeti de olmamış... !!!!Gerçi şuan Annemin başka sorunları olsa da,Kalp,tansiyon,Kilo, gibi bir sürü hastalıkları olsa da..Romatizma şikayetleri hiç yok... Birkaç gün önce Bir telefon konuşmasın da tesadüfen konu bu noktaya geldi ve annem bu olayı anlattı... Ama işin detaylarını tabiki anlatmadı,Biliyor ki oğlu çılgın[}:)]bu işi denemeye kalkar... Onuniçin yaza biz geleceğiz o zaman ben sana anlatırım dedi... [:(]Gerçekten bu Anneler esrarengiz insanlarmış... Onu anladım... Hem çocukları için üzülürler,endişelenirler... Hem de çocuklarına ilk başta söylenmesi gereken bir şeyi... Taaa en sonun da söylerler... Hakikaten esrarengiz... (tabi bu benim annem için geçerli,Her Anneyi kastetmedim)Bakalım bu işin sonu nereye varacak... Bu yazın sonuna kadar bu AS yi pasife almaya karar verdim ya... Bilgiler akıyor maşallah... Amman nazar değmesin... :D :D Sağlıcakla Kalın mono
(1) muratkr
«134

Yorumlar

  • demek bu yaz kurtuluyoruz as'den yaşasın:)sevgili @mono bu rahatsızlığın size annenizden geçtiğini biliyorsunuz ve annenizin hiç romatizmal şikayeti yok gerçektende işe yarayabilir... bu arada benim kimden geçtiğini bilmiyoruz ama annemin yıllardır bitmek bilmeyen sırt ağrıları var ve zaman zaman belinde tutulmalar meydana geliyordu dr.lar bel ve boyunda fıtık tespit ettiler ama küçükmüş,bide kireçlenme var diyorlar,geçen hafta as'nin erkek kardeşimde olup olmadığını tespit etmek için kan vermeye gitmiştik ve o sırada annemede hla-b27 testi için kan verdirdim belki yıllardır çektiği ağrılar as'dende olabilir diye bakalım 10 gün sonra arayın dediler sonuçlar için beklemedeyiz inş istediğimiz gibi çıkar...
  • Tam hatırlamıyorum ama bitkisel tedavilere kafayı takmış yaşlı bir tanıdık vardı o çok uzun seneler önce bahsetmişti bundan.Pekte güvendiğim biri değildi,o zamanlar bu işlerle hiç alakam olmadığı için "Ulvi amca sen bu işlere taktın kafayı ama,bir gün ya kendini yada birisini tahtalı köye yollayacaksın" diye adamcağızla dalga geçmiştim:)Sağdan soldan bulduğu kitaplardan okuduklarını denerdi.Bildiğim kadarıyla çok zehirli bir bitkiyi kaynatıp onun buharıyla buhar banyosu yapıyorsun,ve burnundan akıyor sular... Bende pek inanmam böyle şeylere,ama birkaç kişide denemişti denedikleride ölmemişti :)Ancak iyi oldularmı bilmiyorum zaten denediklerinin hepsi yaşlıydı hani birşey olsada eceliyle gittiler denirdi herhalde :)
  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    Sevgili Gkhan hakikaten ilginç,Annem de banam da 5 kardeşim de romatizmal şikayetler yok,İşin garibi en yakın akrabalarımızda da bendeki gibi bir sorunu olan hiç yok... Mesala bir kız kardeşim 7-8 yaşların da 1 hafta kadar hastane de galiba romatizmadan yatmıştı... ama onda da ondan sonra hatırladığım kadarıyla başka öyle büyük bir şikayet olmamıştı..(şimbi 35 yaşlarında)Bende senin hesap,bu olaya gıcık oluyordum,AS ye güya genetik diyorlar neden sadece bir kişiye piyango vuruyor diye tıbbın genetiğin arkasına sığınmasınaysa daha da gıcık oluyordum... Genetik deyip kestirip atmak bence modern tıbbın clasına yakışmıyor. :D Ama dediğim gibi Annemin romatizma olmasını çok önceden beridir bilmediğim için,Bu konuda kafam karışıktı diyebilirim... Ama bu hafta içinde o karışıklık yerini berrak bir görüntüye bıraktı..Darısı senin başına.. :) Öte taraftan Annem romatizmal şikayetlerine elveda demişse,ben neden demiyeyim... (bu nokta önemli)Annemin romatizmal şikayetini bilmemekle hakikaten çok şeyler kaçırmışım... (ee bu nokta da önemli)Sevgili Tutkun o sarı su benim duyduğum 2 hikayede de ayaktan akıyormuş... Yani ayağa yapılan işlem sonucun da,bileğin biraz üstünden akıyormuş/akıtılıyormuş... Fakat iki hikayede de anladığım kadarıyla farklı yöntemler yani farklı ilaç ot herneyse onlar kullanılmış... Ama annemin olayın da,bir kovadan fazla su çıktı demesine ben gerçekten çok şaşırdım... Bakalım benden kaç kova su çıkacak... Herhalde bayağı çıkar... :D Not:Yeri gelmişken İnsanın 3/4 ü su diyorla... Peki geriye kalan 1/4 ü nedir bunu bileniniz varmı... ?Söylerseniz bilelim acep neymiş... Sağlıcakla Kalın mono
  • arkadaşlar herkese selam;ya bu sarı su dediğiniz hacamat olmasın vücuttan pis kanın vakumla çekilmesi olayı.HZ.PEYGARBER zamanında sıkça yapılan bir işlem gerçi şimdide yapılıyor kan vermek gibi bişi ben 3 sene evvel yaptırmıştım gerçekten sarı bi sıvı vardı kanla beraber ama şahsen ağrılarımda bir değişiklik olduğunu hatırlamıyorum.sadece peygamberin sünneti diye yaptırmıştım.bilginizeDoğan hergünün sabahında içimde gözlerini görebilmek aşkı olmasa,inan hiçbir şeye değmezdi yaşamak... sağlıklı mutlu ve dinç kalmanız dileğiyle...
  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    Merhaba İdris bey;Gerçi bu olayın tam detaylarını bilmemekle beraber... Bu benim dediğim de kanlı değilde,sarı veya sarımsı bir su çıkıyormuş..Bu hacamat olayı herhal de daha başka birşey olsa gerek... Şimdilik Hoşçakalınmono
  • Sevgili Mono,sen bilirsin ama bence bu konuyu kapat... Konu yanlış anlamalara müsait bir konu,bitkisel tedaviler oldukca işe yarayabiliyor zaten ilaçlarında esas hammaddesi doğadan alnıyor ama bu tip uygulamalar bence tehlikeli,bilimden fazla uzak.Hani tıp bilimi herşeyin çaresini bulamadı ama yinede bilimin çok dışına çıkmamak lazım gibime geliyor...
  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    Sevgili Tutkun aslında doğru söylersin,Net'i de araştırmama rağmen sarı su diye bir olaydan ne bahsediliyor nede böyle birşeyin varlığından söz ediliyor... Bilinmeyen sulara açılmak elbette tehlikeli,Ne kendimizi nede bir kardeşimizi riske atamayız... Bu olayı ben bir tedavi olarak değilde,Acaba bilen duyan var mı?diye açtım ki,Anlaşılan bu konuyu şimdilik duyan yok... Olan olursa da bana özelden tabiki ulaşabilirler... Hani bir söz vardır;"Bildiğimin Alimiyim,Bilmediğimin Cahiliyim"Derlerya,Bilmediğim konulardan gerçekten rahatsız oluyorum... Öğrenmem gerek işe yarıyor mu..?Yoksa yaramıyor mu..?Neyse sözü fazla uzatmayayım... Bende söz bitmez... :D Kendinize iyi bakın..mono
  • Konuyu kapatmak üzeresiniz galiba ama şimdi yakaladığım için bir not da benim düşmem gerekecek ve düşeceğim not konuyu uzatacağa benzer.Ben böyle bir hikaye duydum. Hatta 2 hikaye. Dayımdan ve teyzemden. Şuan 45-50 yaşlarındalar. Olay şöyle. Dayım küçükken bacaklarında ağrılar oluyormuş. Neredeyse yürüyemeyecek kadar. O zamanki ihtiyarlardan biri de dağdan topladığı otu bir varil içinde kaynar suda bekletmiş ve dayımı o sıcak suya sokmuşlar. Bir süre oturmuş. Ayak parmakları arasından sarı bir su akmış. Birdaha ağrı çekmemiş. Aynı sıkıntıdan dolayı teyzeme de uygulamışlar birsüre sonra. Sonuç yine olumlu. Bu detayları bana geçen yaz anlattılar. İlginç. sevgiler,
  • SELAM ARKADAŞLAR YANİ ŞU OTUN İSMİNİ VERİN BARİ İNSANI ÇATLATMAYIN NE OLUR.YADA NASIL YAPILIYOR BU İŞLEM VE NE KULLANILIYOR AÇIK AÇIK SÖYLEYİN ŞEYE BENZEDİ HANİ HABERLERDE AZ SONRA DERLER YA ONA.NEYSE BU SAĞLICAKLA KALIN...
  • valla şu an piyasada olan bütün ilaçlar uzun araştırmalardan sonra doğada bulunan bitki ve bitki köklerinden elde edilen hammaddelerle yapılıyor. daha sonra bu maddeler tespit edilip sentetik olarakta laboratuar ortamında yapılmaya çalışılıyor, ve ilaçların daha uzun süre muhafaza edilebilmesi için kimyasal maddeler ekleniyor. Eskiden yaşayan insanlar ise bazı bitkiler ve bitki köklerinden ilaçlar yaparak hastalıkları tedavi etmişler ve her hastalık için ayrı bitkiler ve karışımlar hazırlamışlardır. ve onların bu bitkileri taze olarak ve hiçbir kimyasal karışım kullanmadan uygulamaları iyileştirici etkisini arttırmaktadır. bazılarının kocakarı ilacı diye küçümsediği bu ilaçlar bugünün süper bilim ve teknolojisinden yüzyıllar önce bulunmuş ve bazı sırları hala çözülememiştir. bu ilaçların yanı sıra bazı uygulamalar( yukarıda bahsedilen sarı su çıkması gibi) büyük başarılarla uygulanmıştır. bence yukarda anlatılan şey mümkün olabilir. ama bu konuda bilgisi olan uzman bi kişiye danışmak gerek. bu yazı iple çekiyorum şahsen . eğer @mono annesinden bunu öğrenirse nasıl olduğunu. kesinlikle gözüm kapalı denerim.herkese sevgiler.
  • e reytingler böyle sağlanıyor :)Şaka bir yana otun ismini öğrenince vereyim ama burada yazdıklarımızı yanlış uygulayacak ya da ters bişey yapacak bir arkadaşımız olur da istemeden yanlış birşeye sebep oluruz diye çok temkinli davranıyoruz. Gerçi bahsedilen yöntemde abuk bi taraf görünmüyor ama yinede dikkatli oluyoruz.
  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    Ooo burası coşmuş... Sevgili Cüneyt bu konu hakikaten uzayacak,Heleki anlattığın teyzen/dayın olayından sonra hepten uzayacak... Bak bana ne hatırlattın... !!!!5-6 sene önce hacıbayram da Kazım diye bir deliyle otururken(tam deli kendi kendine konuşur felan)laf olsun diye Ya Kazım ben bu hastalıktan nasıl kurtulurum dedim,(Hep Akıllılara sorduk bide delilere soralım demiştim içimden)Oda bana Dizlerin açıkta olmak kaydıyla yalın ayak toprak/çimde yürü dedi..Sonra eve geldiğin de ayaklarını dizden aşağısını soğuk suyla iyice üşüyene kadar yıka dedi..Sonra bir kaç kez yıka dedi... Sonra gene yürü gene eve gelince gene yıka dedi... Böyle devam et dedi... Sonra ben ertesi hafta Altınparkta yürürken,bizim Kazım efendinin dedikleri aklıma geldi,Ayakkabılarımı çıkardım... dizlerimi sıvadım... Başladım yürümeye... Çoğunca da çimlerde yürüdüm... Kendi kendime de bir deliye uyduk ama bir zarı olmaz nasıl olsa dedim..Statik elektiriği toprağa vermeği hep duyardım... Neyse eve geldim dizlerimden aşağısını iyice üşüyene kadar yıkadım... Hatırlamıyorum 3-4 kez yapmış olmalıyım... Tekrar ertesi gün yürüyüşe gittim... aynı şekil yalın ayak ama daha uzun yürüdüm... Eve geldim birkaç kez gene ayaklarımı yıkadım... 3. cü gün yürümeye gidemedim... Çünkü sol baş parmağımın tırnağın hemen üstündeki yüylü yerden... Açık bal rengin de Sarı bir sıvı akmaya başladı... Yoğunluğu da Ne su gibi nede bal gibiydi,Sudan biraz daha katıydı... Fakat biraz sızlama da yapınca ben açıkcası korktum... Birde hem akıyor,Hemde bi taraftandan da kabuk bağlıyordu... Acaba dedim o kadar yer yürüdük bir mikrop felan mı kaptık dedim kendi kendime... Ogün Aklına güvendiğim bir Yaşlı abimize ayağımı gösterdim... Hakikaten rengi sarı ama parlak bir sarı tıpkı açık süzme bal rengi görünce... Oda işkillendi kanser felan olabilir bu demez mi..???(Sanki nereden bilecekse kanseri)Bu sefer aldı beni başka bir telaş... Neyse hemen olaya onun tarif ettiği bir yöntemle müdahale ettik... Tabi o sarı suyun akışını kesmiş bulunduk(Neyi kesmiş bulunduk... Sarı suyu mu... Ahhh benim man kafam ahhh.)Uzun lafın kısası Sevgili Cüneyt,Bir delinin aklına uyarak yaptığım yöntem meğerse ki hiç yanlış bir yöntem değilmiş... Şimdi konusunu yaptığım sarı suyu ben çıkartmaya başlamışım da... Sonra da musluğu geri kapatmışım... Yaw benim gibi başka biri olabilir mi... "Yıllardır izini sürdüğün katilini,Kendi ellerinle serbest bırak"Herneyse sağlık olsun... Cüneyt kardeş eğer teyzesinin/dayısının hikayesini anlatmasaydı... ve anahtar cümleyi söylemeseydi... "Ayak parmakları arasından sarı bir su çıkmış"demeseydi... Ben bu olayı hatırlamayacaktım... Neyse sözü kısa keselim... Dostluğu uzun tutalım.. :D Sonuçta en modern tıp bile yalın ayak yürümeye,ayakları yıkamaya karşı gelmez herhalde... Dün çok karnım ağrımıştı..Gece mahvolmuştum..Demek ki bugün bunlara gebeymişim... mono
  • Durun şimdi takıldım bende bu işe :)Bu konularla ilgili bir sürü eski kitap var,epey bir karıştırdım baktığım kısımlarda böyle birşeye rastlamadım.Biraz araştıralım bakalım bir yerlerden belki aslını astarını öğreniriz...
  • arkadaşlar almış başınızı gitmiş durumdasınız,biyerlerden iyi bişeyler olucak ama bakalım ne zaman... dün annemin ve kardeşimin hla-b27 sonuçlarını almaya gittim allaha şükür negatif hemen akabinde aile dostumuz olan ortopedi uzmanı(prof.) olan ömer amcanın yanında aldım soluğu bitakım sorular sordum,ailemizde as'li yok bende niye var diye... olaya tamamen genetik bakmamak lazım dedi hastalığın nedeni bilinmediği için bir tür enfeksiyon durumu olarak düşünülebilir dedi,kendisi devamlı avrupaya toplantılara giden biri bu konuyla ilgili bi gelişme ne durumda genlerle tevdavilerden bahsediyolar ne diyosun ömer amca dediğimde; henüz bu aşamanın daha uzun zamanı var dedi(inş.yalancı çıkarsın ömer amca:) bide ilaç ne kullanıyosun dedi salazoprin verdiler ama ben as'nin nedenini bilmedikleri halde ilaç veriyolar kullanmıyorum dedim ama ilaçlarını bırakma salazoprin hastalığı baskılama amaçlı verilir sen yinede kullan dedi ama kullanmayı yinede düşünmüyorum hayırlısı allahtan...
  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    Arkadaşlar hiç acele etmeyin... Bugün annemle de konuştum... Kadıncağız bana tam tedaviyi anlatmakta haklıymış..çünkü ayakta belli bir bölgeye yapılıyormuş... Yanlış bir yere yapılrsa riski de olabilirmiş... Onuniçin oğlum gelmemi bekle dedi... Benim görmem gerek dedi... Annemin olayında yapılan o karışım... Ayakta sarılan o bölgeyi kocaman top gibi şişiriyormuş... İyice şiştikten sonra bir tahta veya kibrit çöpü vasıtasıyla bir yerinden az biraz delince zaten... foşş diye akmaya başlıyormuş... Ondan sonra akmasını engellememek için bir başka ot daha yaraya sarılıyormuş ki,O sarı suyun iyice akması sağlanıyormuş... Yani o küçük yaranın kuruması engelleniyormuş... Bu arada Annemin rahatsızlığına DR.eklem Romatizması teşhisi koymuşlarÖyleki annem dizlerinden yürüyemiyormuş zaten... Bu sarı su akıtıldıktan sonra birde o sene Hamamlara gitmiş... Ondan sonra Romatizmaya elveda... Arkadaşlar tekrar ediyorum hiç acele etmeyin Hatta bu yalın ayak yürüme işinde bile acele etmeyin... Bakın bilgiler maşallah akıp duruyor... Ve herşey birbirine o kadar bağlantılı ki,Acele ederek o olmadı bu olmadı demiyelim... Puzzle'le yakın da tamamlanacak..Yeter ki parçaları doğru yerlere koyalım..Bu arada bu sarı su olayı ile bildiğiniz duydunuz bir şeyler varsa,Ne duruyorsunuz yazsanıza... Sağlıcakla Kalın mono
  • AHANDA BULDUM. ÇOK İLGİNÇ EĞER DOĞRUYSA BURNUMUZUN DİBİNDE:)İlacın Adı: Sarımsakİlacın Latince Adı: Türü: BitkiHastalık: RomatizmaTedavi: Sarımsak yemek romatizma ağrılarını geçirir,romatizmanın kökünü kazır. Ayrıca sarımsak % 60 ezilir soğan % 20 ezilir bu karışıma karabiber karıtırılıp limon sıkılıp biraz zeytin yağı ilave edilir. Bu eklem romatizması ve romatizmal şişliği olan bölgeye bağlanır 1-2 gün hiç çıkarılmaz yalnız günde 2 kere kontrol edilir. sarı su kabarcığında toplanan sarı su, temizliğe dikkat edilerek patlatılıp çıkarılırDerecesi: 9BUDA SİTENİN ADRESİhttp://www.sihirliiksir.com/tedavi.asp?ted=2415ABİ GERÇEKTEN UMUTLANMAYA BAŞLADIM BEN!!!
  • valla eğer bu sarı suyu çıkartmayı başarabilirsek:) ben 70 kilo olduğuma göre 52,5 kilo su var bende. vucudumda ağrıyan yerlerle kıyaslarsa 4-5 kilo falan çıkması lazım heralde.şaka bi yana eğer bu olay gerçekleşirse, sarı su isterse yeniden toplansın vucudumda. her sene yaparım valla. tamamen ağrısız rahat 1 yıl geçirmek ne demek ya. 10 yıldır özlediğim bi duygu.
  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    Eklenti:Orjinal Mesajı Ekleyen MehmetK
    ABİ GERÇEKTEN UMUTLANMAYA BAŞLADIM BEN!!!
    Umutlan Güzel Kardeşim,Umutsuzluğun ne kötü birşey olduğunu hepimiz çok iyi biliriz... Resim daha tam netleşmediği için,Kesin şu şudur diyemiyorum... Ama bu olayı bir masaya benzetirsek.Yavaş yavaş şekillenen resim şudur;1.ayak;Bilimsel tıptır..2.ayak;Geneleksel tıptır..3.ayak;Egzersizlerdir... 4.ayak;işte bu konuda biraz tereddütlerim var,bu konuda ki fikrim daha tam netleşmedi için,Şuan pasif eylem konumundayım... Birkaç aydır AS ile yatıyor AS ile kalkıyorum... TV ye bakmıyorum,gazete okumuyorum,müzik dinlemiyorum Varsa da yoksa da AS... Ve bu yaz da bu işe noktayı koyacam... Bunun kaçarı kuçarı yok... Birimiz hepimiz,Hepimiz de birimiz için..mono
  • sevgili @mono :)masaya benzetmek güzel bi yaklaşım. senin bu konuda daha tutarlı bi yol izlediğin apaçık. ben biraz daha fevriyim sanırım.ama geçmişte yaşayan insanların yaptıları uygulamalar ve tedavi yöntemleri konusunda herkesten daha olumlu dusunuyorum. ve hemen hepsine inancım var. bu belki yanlış bi durum olabilir yada herkes öyle düşünebilir. bir mısır piramitlerine baktığımda bi mumyalama işlemine baktığımda henüz bugunku bilimle tam çözülememiş olan bu ve benzeri olaylar bana geçmişte yaşayan insanların bu işi şu anki bilim adamlarından daha iyi bildiğini dusunduruyor. ve o insnaların tedavi yöntemlerini bi masaya benzetirsek :) 1.ayak-tecrübe2.ayak-tecrübe3.ayak-tecrübe4.ayak-başarıbence bu böyle. 10 yıldır AS ağrıları çeken biri olarak denemekten kesinlikle çekinmeyeceğim.
  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    Benim heyecanlı kardeşim... Heyecanını anlayabiliyorum... Zerde gençlik var tabiki... Tecrübe öncelikle bu işin ustalık/maharet kısmı... O ayakların yapımın da montesin de çok işe yarayacak... Lakin bize şimdi lazım olan sabırdır... Zira hiçbirimiz bu konular da tecrübe sahibi değiliz... Onuniçin bizim bu konu da sabırlı olmamız gerekiyor... Sabırı bir nevi yapıştırıcıya da benzetebiliriz... Masanın bacaklarını yapıştırırken sabıra gerçekten çok ihtiyacımız olacak... Öteki bir konu da bu işler gerçekten ilham diyebileceğimiz insan aklının pekte kavrayanmadığı bir yöntemle olur... İnsanlığın bu günlere gelmesinin altında da aslında hep bu vardır... Bu günde bile bu vardır... Bir şey icat edilirken... tasarlanırken... geçen süreçte sabır denen şey ilhamla buluşunca ortaya ya bunu nasıl yapmışlar dedirten harika birşey çıkar ki,İşte orda akıllar durur... Çünkü o akıl ötesidir... Bizim bu olayımız da öyle olacak... Bak..!! Şu an Bahar mevsimine girdik..Gökten yağmur yayıyor... Ama hava da bi o kadar kapalı ve puslu vede soğuk... Ama bir kaç ay sonra yaz gelince ortalık nasıl olacak... Hertaraf yemyeşil olacak... İşte aynı bunun gibi bizede ilham yağmurları yağıyor... Bir takım bilgiler gündeme geliyor... Ama ortalık genede soğuk vede puslu... Bu hiçbirimizi yanıltmasın bu... Yazın herşey çok daha net olacak... Bir kitapta okumuştum;"Eğer siz istemeyi bilirseniz,Evren bile sizin ayağınızın altına serilir"diyorduVe bende bu AS den kurtulmayı o kadar istiyorum ki,Bunu az çok umarım anlamışsınızdır... Gerekirse Evreni bile ayağımın altına getittireceğim... Düşünceyse işte düşünce... Sabırsa işte sabır... İnanın arkadaşlar evren dedikleri o ağır işleyen mekanızma..Şuan kıpır kıpır... Onu bir şekilde harekete geçirdik... Tabi bu sizlerin sayesin de oldu... Sabır... Sabır... Sabır... mono
  • Arkadaşlar bu konuda hadi modern bilim anlayışını eleştiriyoruz ama kafamıza göre de takılmayalım :)Söz uçar yazı kalır hesabı, burada yazdıklarımız asla tedavi yöntemi olarak algılanmamalı bence. Hastalık yoktur hasta vardır diye bir cümle vardır ki ben çok doğru bulurum. Hepimiz AS yiz ama hepimizde (genelinde benzemekle beraber) farklı davranışlar gösterebiliyor.Kimimizde fazla kimimizde az ağrı, vücudumuza, psikolojimize, hayat tarzımıza, yeme-içme alışkanlığımıza, cinsiyetimize vs vs birçok faktöre bağlı ve kanımca kişiye özel tedavi yöntemleri ile başedilebilecek bir durum sözkonusu.O yüzden burada yazdıklarımızı üstünkörü uygulayacak arkadaşlarımız olmamasını umuyorum. Sonuçta uygulayacağınız şeyleri mutlaka doktorunuza danışmalısınız.Bu kadar kafa ütüledikten sonra konuştuğumuz bitkinin adını söyleyeyim. "Pıynar Yaprağı" diyorlarmış. Latince adı "Lapınarus Yaprakus" (atıyorum tabi :)) Yöresel bir isimdir muhtemelen (Eskişehir bölgesi bu bahsettiğim, belki pınar yaprağıdır orjinali). Asıl ismi nedir bir bilgim yok. Bana anlatılana göre (henüz görmedim) dağlarda yetişen bodur ağaçların (hatta ağaç kesilmiş de dibi kalmış bir görüntü düşünün), sağ sol yanlarından çıkan yaprakçıklar şeklinde imiş.şimdilik bukadar,Sevgiler,
  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    Sevgili Cüneyt;Dediklerine aynen katılıyorum,bu yazılanları üstünkörü uygulamak hiç akıl karı değil... Öncelikle bu bilgiler bi toplansın bakalım,terzi 40 kere ölçer bir kere keser misali... Bizde en az 40 kere düşünmeliyiz ki,Sonrasın da bir yanlışa düşmeyelim... Hatırlarsanız yakın zamanlar da "Analitik Hipnoterapiyi"hepimiz tartışmıştık,Kimimiz olaya sıcak bakmış,kimimiz de soğuk bakmıştık... Sonuçta bu olaya aslında hepimiz de soğuk baktık sayılır... Çünkü hiçbirimiz gidipte "Analitik Hipnoterapi"yaptırmadık... Halböyle olunca onca yazılan sözler de havada kalmış oldu... Ama kötü mü oldu belkide bir beyin fırtınası denilen hadiseyi gerçekleştirmiş olduk... Herneyse diyeceğim oki,Şuan bizim yaptığımız da aslında bir nevi geçmişimizi irdeleyerek,Onların ne yaptığını araştırarak,bir ışık bir çare aramaktır ki... Buda hipnoterapinin bir çeşiti olsa gerektir... İşin güzel tarafıysa pek çoğumuz bu hipnoterapi çeşitini kabul ettik,ve şuan araştırıyoruz... (ne güzel)Demek ki kendimizle ilgili konular da çok ketum olabilirken..Konu başkaları olunca tam tersi davranabiliyoruz... Artık bu olayın psiko analizi nedir ne değildir orası beni ilgilendirmez... Ama gördüğüm birşey varki,Konu hepimiz veya karşımızda ki olunca reaksiyon daha bir başka oluyor... Aslında bu olayın tasavvufta yeri var şöyleki;Cennet ehli hep karşısındakini düşünür o yüzden hep sen der,ben demez... Cehennem ehli de sadece kendini düşündüğü için hep ben der,sen demez..Olaya tasavvufuda kattıktan sonra benim diyeceğim oki,Bizler şuan doğru yoldayız bir ışık gördük ve onu takip ediyoruz... Sevgili Cüneyt bu teyzen/dayın olayını yazdıktan sonra,Benim deli Kazım olayını bana hatırlatman benim açımdan hakikaten ilginç oldu... Zira benim bayağı böyle unutupta hatırladığım olaylara bir yenisini daha eklemiş oldun ki,Bazen kendime bu yüzden çok kızıyorum ama,ne yaparsın ki elden birşey gelmiyor... Unutmak kötü... Hatırlamak ise daha kötü... [:(!]Ama bu sefer herşey çok daha iyi olacak..Gerçekten bunu böyle hissediyorum... mono :)
  • arkadaşlar ben 9 sene önce bu sarı suyu çıkarma merasimi sonucunda tam 8 ay yatalak kaldım.haberiniz olsunda... YAPILANLAR SÖYLENMEZ Kİ HER ZAMAN! ÖVÜNMEDİM İLLA!
  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    Azizim,Öncelikle geçmiş olsun... Şuan gene hastanedeymişsin... Allah sana acil şifalar versin... Ama bu sarı su merasimini bizlere daha detaylı anlatırsan çok iyi olacak... Gerçi şimdi de anlatacağına eminim ama zannedersem vaktin yoktu... Sana ne yapıldı,nasıl uygulandı bu sarı su çıktı mı.? gibi... İyi olduğun bir zaman da,cevaplarını bekliyoruz... Tekrardan geçmiş olsun... mono
  • abi bu pıynar yaprağı dediğiniz şey bizim pıynar yaprağı olmasın.bizim burada pıynar denilen ağaç, dağlarda tepelerde olur öalı gibi. küçükte olur kocaman ağaç gibide. yaprakları çınar yaprağı şekline benzer ama küçücük ve dikenidir.
  • mono bu sarı su hikayesi çok karışık birşey insan vücudunda olan bir sudan bahsediler genellikle hastalıkların kaynağı olarak görülür pis su diğer bir adıdavücudun her yerinde toplanabilir özellikle eklem bölgelerini yurt edinen bu sar su fazla toplandığı zaman hastalıklara neden olurgenellikle romatoid artliler bunu çok sölelerler veya genel olarak romatizmalılar.işte benim ayak bileği felaket bir şekilde şişmişti dediler sarı su toplanmış bunu dışarı atmak lazım. bunun için bir çok teknik var atalarımızda onu sar bunu sar şuunu kaynat sar sonunda bizede birşeyler kavurup sardılar ve bir hafta içinde şişlik 3 katına çıktı ayağımın üstüne hiç basamaz oldum ve daha sonrada 8 ay basamadım hatta yattığım yerde dönemiyordum bilem.YAPILANLAR SÖYLENMEZ Kİ HER ZAMAN! ÖVÜNMEDİM İLLA!
  • monomono Yükleniyor... 5,146 Ankara
    Aslın da senin ayağının şişmesi bir sarı su çıkarma merasiminden sonra değil,daha önce gerçekleşmiş... Yani önce ayağın şişmiş sonra sarı su bu diye çıkaralım denmiş... Benim bildiğim böyle şişliklere pek müdahale edilemiyor... Mesela kırıklar da bile önce şişin inmesini bekliyorlar veya şişi indirecek tedavi yapıyorlar,ondan sonra kırığa müdahale ediyorlar..Bu olay senin için gerçekten kötü bir deneyim olmuş... Bizim bu sarı su olayına gelirsek burada ki şişlik,daha doğrusu su toplaması gibi olan şey... Hani elimizi bir yere sıkıştırırız veya ayakkabımız vurur veya bir yerimiz yanar da su toplarya,İşte öyle birşey... :D Gerçi bende daha dünya gözüyle görmüş değilim ama anlatımlar bu yönde... Bu toplanan suyun da(eğer toplayabilirsek) öyle zor bir şekilde de çıkacağını sanmıyorum... A-metal bir iğne yardımıyla fooşştt... [^]Sağlıcakla Kalın mono
  • Sayın arkadaşlarım,SÜPERSİNİZ YAA... Yarım saat olmuştur siteye gireli..bir yandan isyanda bir yandan gözümde yaşla kendi çaremi kendim bulmak zorunda olduğum gerçeğinin acı kabullenişi içinde yazılarınızı okuyordum..ALLAH size sağlık versin inşallah... Neyi aradığımı unutturdunuz bana vallahii... Gülmekten o 'böğür' denilen yerdeki ağrım başlamasaydı aklıma gelmiyecekti nerdeyse..Keşke daha önce keşfetseydim sizleri..Fakat şunuda anladımki,bırakın bedeni ruhen o kadar yorulmuşumki psikolojik rehabilitasyonada epey ihtiyacımda varmış... haaaa.. bu arada o sarı su hakkında bende birşeyler biliyorummm[;)]
  • Arkadaşlar;Bu konuya duyduğum bir efsaneyi anlatarak bende eksik kalmayayım dedim:)Kırk Sinir Otu diye bir ot varmış... Bu otun el büyüklüğünde yaprağı olurmuş.Bu yaprak insan derisinin en ince kısımlarından olan ayak bileğinin iç tarafına bir bez yardımı ile bağlanması sonucu bu bölgede bir yara açılırmış... Yaprak birkaç gün içerisinde bu bölgeyi yara yaparak sarı suyun akmasını sağlarmış... Yalnız bu işlemin dayanılması çok zor ağrılara yol açtığı söyleniyor... Eğer bu ağrılara dayanabilirseniz vücuttaki sarı suyun bu bölgeden boşaldığı ve romatizmal ağrıların uzun süre meydana gelmeyeceği söyleniyor... Efsane böyle ama ben uygulamayı pek düşünmüyorummm... Kalın sağlıcaklaibrahim
  • kumru arkadaşım hoşgeldin aramıza. psikolojik olarak rahat olmak inan hastalığın tedavisnin yarısı gibi. gülmek eğlenmek mutlu olmak mümkün AS li olsan bile. sarı su işine gelince; çalışmaktan fırsat bulamıyorum ya uygulamaya. haftada 5 gn mesai c.tesi pazar tatil ama bi boşluk olmuyo bi türlü. sarımsak soğan karışımını deneyeceğim önümüzdeki günlerde; malum koku olayı var :) hanım eve sokmam diyo ama neyse bulacağız bi çaresini; uygularsam sonuçları aktarırım buraya.sağlıcakla kalın.
Yorum yapmak için Oturum Açın yada Kayıt Olun .

Bugün doğanlar

sarac ucqtresa mehmethakan konuksever01 Emrebal11896663 dengiz mrsnacak