dumaduma



Gönderen Konu: Beslenmesine dikkat edenler/Diyet uygulayanlar...?  (Okunma sayısı 2824 defa)

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 841
    • Profili Görüntüle
    • Ankilozan Spondilit

İleriki günlerde sonuçları da paylaşırsanız faydalı olur.

Sevgiler,
Cuneyt
KupaAS
Ankilozan Spondilit Hastaları Dayanışma Grubu

  • *
  • İleti: 3
    • Profili Görüntüle
bende as konusunda bağırsaklardan çok şüpheleniyorum. çünkü bir kişi hayatının bir döneminde stresli bir süreç yaşadığında ilkin bağırsaklarında tepkiler olurmuş. bu sbah izlediğim bir doktor söyledi.

tahminime göre bağırsaklarımızdaki bir kısım bakteriler ile tnf hücrelerimizle iletişime geçtiğinde tnf onları yok etmeye çalışıyor. tnf hücrelerimiz bağırsaklarımızdan çıktıktan sonra söz dinlemiyor ve büyük eklemlerimizi düşman olarak addediyor bence.

çünkü herhangi bir stres anımızda bağırsaklarımızda bulunan bakteri dengesi yani oranı hemen değişiyor vucutta onları sayıca dengelemek için başlıyor tnf hücrelerimiz saldırmaya. unutmayın humira ve remicade i kullananlar o yüzden kullanıyor. bağışıklık sistemimizi gerçekleştiren tnf hücrelerimizi yok ediyor.

sonuç olarak bazı yediğimiz şeylkerin bize dokunduğu kesin ama onlar neler bunun iyi araştırılması lazım. birde bağırsaklarımızda hangi bakteri populasyonunun sayıca arttığını bilmeliyiz.

mesela dikat edelim unlu şekerli mayalanmış olan süt peynir turşu yediğimiz zaman ağrılarımız nasıl değişiyor mu herkes kendini lütfen çek etsin

  • *
  • İleti: 3
    • Profili Görüntüle
şekerli şeyler değilce aklımıza illaki tatlılar gelmesin. mesela patates. asitli içecekler ve yiyecekler çay kahve .

mesela  geçenlerde bir haberde okudum. yanlış hatırlamıyorsam ms hastalığına neden olan faktörlerden birinin bağursaklardaki bakterilerden biri olduğundan şüpheleniliyor. haatta doktor bakteri ismi bile vermişti

  • Yetkili
  • *
  • İleti: 1254
    • Profili Görüntüle
'Türkiye Cumhuriyeti'nin temeli kültürdür... Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, uyanık davranmak, düşünmek ve zekâyı eğitmektir.' (1936) Mustafa Kemal ATATÜRK

  • *
  • İleti: 35
    • Profili Görüntüle
sevgili mehmet, söylediklerinize katılıyorum.vede bende omega ve glukosamine kullanıyorum.fakat bişey eklemek isterim.benimde araştırmalarım doğrıltusunda prebiyotik evet çok faydalı fakat yılda (1 ay en fazla 2) kullanılması gerektiğini okumuştum.fazla kullanımın  zararlı neticelere yol açmaması adına tekrar bir araştırma yapmanızı öneririm..

  • *
  • İleti: 11
    • Profili Görüntüle
benim hastalığım tutulma, duruş pozisyonumda değişiklik şeklinde seyrediyor.3 ay kadar önce ilk defa bileklerimde sızlar gibi ağrılar ve egzersiz yaparken güç kaybı olunca farklı bir ağrı grubuyla karşılaştığımı farkettim gnc nin triflex'ini aldım hemen, artık bileklerimde ağrı yok zannımca kıkırdaklarımı besledi triflex genel olarak duruş pozisyonuma da çok iyi geldi kıtlamayan yerlerim kıtlmaya başlamıştı.

nadiren dirsekten aşağı kolumda aynı sızlar şekilde ağrı başlayınca hemen o gün ne yedeğimi düşünüp telefonuma kaydediyorum dün gece yine aynı şey oldu notlarımı karşılaştırdım.ne zaman bu ağrıyı yaşasam makarna,patates,unlu gıdalar krep,un kurabiyesi,tatlı yediğimi farkettim.yalnız her patates yediğimde olmuyor makarna ve yazdıklarımla aynı gün veya aynı öğünde yediysem oluyor.ramazan bayramında yediğim tatlılardan yine sızlamalarım olmuştu.

mesela fritöze yeni koyduğum yağ ile patates kızarttıysam ağrım olmadı,yağ kullanılmış ise veya eriştenin yağını yanmaya yakın fazla erittiysem aynı sızlamam olduğunu farkettim.
herkes yediklerine karşı verilen tepkiyi not alırsa beslenmemiz açısından faydalı olur.
bence yediklerimiz hastalığımızı hızlandırıyor,iyi olmadığımız zamanlar ile büyük tuvalete çıkma sıklığı ise kesinlikle doğru orantılı.

  • *
  • İleti: 57
    • Profili Görüntüle
sevgili mehmet, söylediklerinize katılıyorum.vede bende omega ve glukosamine kullanıyorum.fakat bişey eklemek isterim.benimde araştırmalarım doğrıltusunda prebiyotik evet çok faydalı fakat yılda (1 ay en fazla 2) kullanılması gerektiğini okumuştum.fazla kullanımın  zararlı neticelere yol açmaması adına tekrar bir araştırma yapmanızı öneririm..


zararı olabileceğini sanmıyorum, çünkü normal beslenme şeklimiz zaten bu dengenin sürekli bozulmasına yol açtığı için sürekli bir probiyotik eksikliği olacağını düşünüyorum, yinede araştırmakta fayda var.
 

  • *
  • İleti: 57
    • Profili Görüntüle
merhaba arkadaşlar.  daha önce belirttiğim yazımdaki ugulamam sürüyor. (omega 3 tabletini son bir haftadır günde 4 adete çıkardım)yaklaşık 1 ay olacak. gözlemlediğim birkaç değişikliği paylaşmak istedim. ilerleyen günlerde yeni bişeyler olursa yine yazacağım.

şimdi iki tane resim hazırladım ve A B C D E diye bölgeleri belirledim. şimdi A C D bölgelerinde ağrının yanında  kemiklerin birbirine kaynaması yönünde diğer bölgelere göre daha fazla belirti var. belimde(A)hareket kısıtlılığı ve kemiklerde kaynama, boynumda ve aşağısında(C,D) çok hafif kamburluk ve hareket kısıtlılığı mevcut. B ve E bölgelerinde ise sürekli ağrı. özellikle E bölgesinde(göğüs kemiği) ağrı olduğunda öksürmek ve hapşırmak tam bir işkence gibi.

şimdi farketiğim değişiklik ise şu. günde 1 adet dikloron 100mg tablet kullanıyorum 24 saat boyunca ağrılarımı kesiyor. ancak son 3 gündür farklı bir durum var. kullandığım ağrı kesici ağrılarımı tam olarak kesmiyor, daha doğrusu ağrı kesiciyi attıktan sonra gün içerisinde B ve E bölgelerindeki ağrılar kesiliyor ancak A C D bölgelerindeki ağrılar 5-6 saat sonra yeniden başlıyor.

bunu ilk başta bir mantığa oturtamadım. ancak kafamda oluşan bir olumlu bir olumsuz 2 fikir var.

1- A.S'nin  A C D bölgelerindeki etkinliği dahada çoğalıyor bu nedenle ağrılar kullandığım ağrı kesiciye rağmen geçmiyor.

2- Kullandığım ürünler  A C D bölgelerindeki tutulumları ve inflamasyonu çözmeye başladı ve bu nedenle ağrı kesiciye rağmen ağrılar devam ediyor. yani A.S nin ilerlemesine değilde orada gerçekleşen bir çözülmeye ve ayrışmaya bağlı bir ağrı.

şimdi hangisi doğru olabilir bilmiyorum ama aynı şekilde devam edeceğim , ilerleyen günlerde  oluşabilecek değişiklikler ne yöne gittiği konusunda fikir verebilir diye düşünüyorum.

kendimi boş yere umutlandırıp hayal kırıklığı yaşamayı hiç istemesemde üzerinde düşündükçe 2. şık umut veriyor bana, çünkü A.S'de oluşabilecek bir artış veya dönemsel alevlenme bütün vücudu etkilemeli diye düşünüyorum,  B ve E bölgelerinde ağrının olmaması bunu düşündürüyor bana.

şimdilik bu kadar arkadaşlar. elimden geldiğince ayrıntılı ve mantıklı açıklamalar yapmaya çalıştım. ilerleyen günlerde kendimde farklılıklar farkedersem paylaşırım yine.

sizinde fikirlerinizi bekliyorum.


 

  • Son AS'li kalana kadar
  • Yetkili
  • *
  • İleti: 3149
    • Profili Görüntüle
Sevgili MehmetK

Ağrı kesicilerin alevli dönemlerde etkileri azalar, 5-6 saat olmasının nedeni alevli dönemde olmandan dolayıdır.

Şimdi bu alevli dönem uyguladığın tedaviden dolayı olabilir elbette, zira AS 'nin direnç veren bir yapısı vardır, varolan hiç bir şey durduk yere yok olmaz, yani var yok olmaz yok var olmaz meselesi.
Ama herhangi bir tedavi uygulanmayınca da alevli dönem oluşabilir.

Onun için ağrılarının artmasını uyguladığın tedaviye bağlamazsan daha iyi edersin, bu olay konsantreni bozmasın, sabırla tedavini uygula bakalım.

Ağrılarına gelince (resimli yapman güzel olmuş) E nin ağrıması çoğunlukla B, C, D de ki bükülmeden yada baskından dolayıdır diyebiliriz, bir şekilde vücudun aerodinamiği bozuluyor, göğüste o noktada eklemde yokken ağrıma oluyor.
Göğüs kafesi böyle böyle zamanla daralıyor, bunun daha ilerisi karından nefes almaya kadar gidiyor vs.

Muzaffer abimiz bu göğüs konuda çok daha bilgili ondan duymuştum, otoimmun sistemin merkezi göğsümüzde o ağrıyan yerdeymiş, malum bizim sorunda da İmmun sistemde.
Hasılı göğüs kafesi ağrısı AS de varolan bir şey ve senin 2. şık sanki daha makul gibi. :)

Ama dediğim gibi ağrılarını uyguladığın tedaviye endeksleme ki yoluna daha kolay devam edebilesin.



  • *
  • İleti: 35
    • Profili Görüntüle
sevgili mehmetK

resimli anlatım ve mantıklı açıklamaların çok hoşuma gitti.bi yerde okumuştum.omega 3 alırken günde 1 yada 2 doz sağlıklı insanlar için yeterli gelebiliyormuş.fakat bizim durumumuzda olanlar için bu birkaç kat daha fazla olması gerekyormuş.bende bunu kendimde deneyimledim.bi dönem günde 6 adet omega alıyordum.o dönemde kendimi daha ağrısız hissediyordum.fakat omegayı biliyorsunuz devlet karşılamıyor.buda ayda 3 kutu yaparki oda bizi as den değilde stresten götürür:)) oyüzden şuan azalttım ama çok şükür iyiyim.tekrar çoğaltacam ve sizinle paylaşacağım.sizinde denemenizi tavsiye ederim.herkese ağrısız günler diliyorum...

  • *
  • İleti: 35
    • Profili Görüntüle
bağırsakla alakalı olduğu kesinlikle gerçek.Malesef biz bağırsak floramızı bozduk.Normalde bağırsağımızdaki sindirilmemiş ve toksik maddeler kana geçmez.Yararlı bakteriler bağırsağın içi duvarını örter ve bu geçişi engeller.Ama sayıları azalır ve üstünlüğü zararlı bakteriler alırsa bağrsak duvarının geçirgenliğini artırır ve bu durumda zararlı maddeler bağırsağa geçer.Sadece zararlı olanlar da değil,sindirilmemiş bazı proteinler de kana geçer.Savunma sistemimiz dışardan gelen en ufak bir maddeyi yabancı olarak algılar ve hemen savunmaya geçer. Bu protein bile olsa! Bu geçişler sürekli olduğu için savunma elemanlarımız da karşı saldırıyı bir türlü durduramaz.Bu durumda iltihap artar,aşırı uyarılan bağışıklık sistemi molekül benzerliğinden dolayı kendi dokularını da düşman dokulara benzeterek onları tahrip etmeye başlar.Yani otoimmün hastalıklar başlar.Bağırsağımızı sağlıklı yaparsak hemen her hastalıktan kurtuluruz,Yaşlanmayı geciktiririz,besin alerjilerini önleriz,kanseri önleriz.....

  • *
  • İleti: 57
    • Profili Görüntüle
merhaba arkadaşlar.

uzun zamandır bişeyler yazmadım, bildiğiniz gibi as de herşey yavaş ilerliyor :)  olumlu gelişmelerde öyle.  son durumu aktarmak istiyorum izninizle.

son 20-25 gündür gerçekten rahat günler geçiriyorum. sabah tutukluklarım neredeyse sıfıra inmiş durumda. sabah gözümü açtığım gibi yataktan fırlayabiliyorum artık. kullandığım ürünlerden probiyotiği bıraktım 1 aydır kullanmıyorum. glucosamini son 15 gündür biraz azalttım ama devam ediyorum yinede. omega 3 ise günde 3-4 tablet kullanmaya devam ediyorum. haliyle biraz masraflı oluyor ancak, faydasını gördüğüm için değer diyorum. bu arada şunuda belirteyim, genellikle hiç egzersiz yapmazdım, bu ürünleri kullandığımdan beride pek yapmıyorum. egzersize bağlı bir rahatlama olabilir belki, kullandığım şeylerin gerçekten faydası olup olmadığını maskeler diye eski düzen devam ediyorum.

ayrıca diğer bir olumlu gelişme ise şu. evimin önünde küçük bir bahçem var. orada sürekli bişeylerle meşgul olurum. bu haftasonuda biraz toprağı belledim, 3-4 tane fidan diktim(mor salkım, naşhi armudu ve avustralya kada dut :) ) bişeylerin yerini değiştirdim ( taş taşıdım :D ) vsvs  3-4 saat kadar bir çalışma yaptım.   bu tür çalışmaları daha öncede yapıyordum, daha önce çalışmayı bitirip dinlendiğimde (sanırım vücudun soğumasından kaynaklı) müthiş derecede bir tutukluk, ağrı ve kısıtlılık oluyordu ve beni gerçekten çok rahatsız ediyordu.  bu haftasonu yaptığım çalışmadan sonra bunlar % 90 daha az oldu , bu da benim için olumlu bir gelişme.

son olarak 10 gün önce işyerine bir satıcı geldi , şu manyetik dik duruş korselerinden satıyor. dertli deli olur misali denemek için bir tane alayım dedim.  1 haftadır düzenli takıyorum, tam olarak tarif edemesem de bi farklılık hissediyorum, faydası var diyebilirim.  en azından biraz gerdirerek taktığınız için sürekli olarak korseyi hissediyorsunuz ve dik durmanız gerektiği konusunda uyarılıyorsunuz. buda sürekli aklınızda dik durmanız gerektiği düşüncesini tetikliyor.

yine yazarım arkadaşlar.
hoşçakalın...
 

  • Son AS'li kalana kadar
  • Yetkili
  • *
  • İleti: 3149
    • Profili Görüntüle
İyi gidiyorsun MehmetK, daha iyi haberlerini bekleyeceğiz. :)

Yalnız şu korseye takıldım eğer öyle klasik korseler gibi belini/sırtını sıkıyorsa 1-2 saatten fazla takma derim, ama boşta duruyor, belini filan sıkmıyorsa, gevşekse ona bir şey demem, takabilirsin.
TV de reklamlarını gördüğüm şeyse nedir ne değildir çokta bir fikrim yok açıkcası.


  • Yetkili
  • *
  • İleti: 1254
    • Profili Görüntüle
Omega 3 alınması eklem hastalıklarında yararlıdır, eğer Coenzyme Q-10 ile birlikte alınırsa daha iyi olur...Omega 3'ün  özellikle bizim gibi eklem hastalıklarından muzdarip olanlar için, soğuk deniz balıklarından elde edilenini kullanmak gerekir...Çok fazla almak ile kararında almak arasında hiç bir fark yoktur, fazlasını metobolizma çok kısa sürede idrarla atacaktır...Kararında almak ne diye sorarsanız haftada 3 gün, gün aşırı almak yeterlidir...

Bizim hastalıkta hareket şarttır, hareketsiz kalınan her dönem bu dönemin çok daha fazla süresinde eklemlerde katılık olarak bize geri dönecektir....Korse tipi uygulamalar yapılırken dikkatli olmalı ve korseyide bir nevi egzersiz yapma aparatı gibi kullanmalı, örneğin yürüyüş yaparken kısa süre takıp, yürüyüşümüzü postürü düz tutarak yapıp, çıkarmalıyız...Böylece hem postürü doğru duruş için zorlamış hemde yürüyüş yaparak bu duruş pozisyonuna eklemlerimizi alıştırmış oluruz... 
'Türkiye Cumhuriyeti'nin temeli kültürdür... Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, uyanık davranmak, düşünmek ve zekâyı eğitmektir.' (1936) Mustafa Kemal ATATÜRK

  • *
  • İleti: 57
    • Profili Görüntüle
ben sanırım biraz yanlış ifade ettim korse diyerek. bazen reklamlarda çıkan dik duruş yeleklerinden. vucudu herhangi bir  şekilde zorlamıyor sadece varlığını hissediyorsunuz. mıktanıs gibi yuvarlak şeyler var üzerinde. günde 3-4 saat akşamları takıyorum sadece sürekli olarak kullanmıyorum.


 

 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
643 Gösterim
Son İleti 24 Ara 02, 13:19
Yazan: sayin.net.admin
0 Yanıt
510 Gösterim
Son İleti 01 Haz 03, 18:27
Yazan: harunsaylam
0 Yanıt
781 Gösterim
Son İleti 17 Ara 04, 18:15
Yazan: metalik
0 Yanıt
1161 Gösterim
Son İleti 03 Ağu 05, 12:44
Yazan: gezgin
0 Yanıt
628 Gösterim
Son İleti 22 Eki 10, 15:54
Yazan: admin


Facebook yorum